Emre Uçan

@Emreucan01·
·
sabitlendi
SAYIM Ayışığında oturuyorduk Bileğinden öptüm seni Sonra ayakta öptüm Dudağından öptüm seni Kapı aralığında öptüm Soluğundan öptüm seni Bahçede çocuklar vardı Çocuğundan öptüm seni Evime götürdüm yatağımda Kasığından öptüm seni Başka evlerde karşılaştık İliğinden öptüm seni En sonunda caddelere çıkardım KAYNAĞINDAN ÖPTÜM SENİ
Sayfa 119·Kitabı okudu
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?

Emre Uçan

, bir kitabı okumaya başladı
Serol Teber
8.7/10 · 209 okunma
Yunan ve Ermeni propagandasi Avrupa ve Amerika'da son dereceetkili idi. Bu sayede oluşan kamuoyu, batılı devletlerin kamuoyluları-nın oluşmasında dolayısıyla dış politikaları üzerinde etkisini gösteri-yordu. Bu faaliyetler için örnek olarak,Paris'de 1919-1920 yillarindayayınlanmış olan L'Excelsior gazetesinin sahibi Basil Zaharof adli birYunanlı olduğunu gösterebiliriz. Buna, 1918-1919'da Le Temps'in his-sedarları arasında çok sayıda Yunanlının bulunmast ile, Journal desDébats'ın müdürü Etienne De Naléche'in, İzmir Fener idaresinde paysahibi olduğunu ekliyoruz. Le Figaro da görevli Georges Bourdan,Yunanlılarin güvendikleri adamdı'°.
Sayfa 19·Kitabı okuyor
Büyük büyük hayalleri olan küçücük bir adamım ben... Öyle küçük, öyle sıradan ki ölmeyi bile hak etmiyorum. Ölmek de hak edilir miymiş diye sorma,her şey gibi ölümü de hak etmek gerekir. Zamansız, plansız,kaçar gibi olmamalı,korkak gibi... İnsan içtiği bir bardak kahveyi, uçarken izlediği martıyı, kokladığı çiçeği hak etmeli... Fikrince,mezhebince karşılığını vermeli... Kimi zaman "şükür" demeli, bazen gözleri gülmeli, yaşamalı ve yaşatmalı. Ben mi? Ben her güzel şey karşısında ağlıyorum,farkına bile varmadan,hiç istemeden hatta utanarak ağlıyorum. Sen diyorum,hey sen! Hak ediyor musun ki bunları,bu silinmişlik,bu yitiklik,bu işe yaramaz hayatınla? Ama ne bildiğim bir çözüm yolu var kafamda, ne gidilecek bir yolum... İşte, dedim ya; silik,bitik,boş beleş BEN. Sadece bitsin istiyorum ızdırabım... Dedim ya, ben ölmeyi de hak edemiyorum.
Psikoloji
Devletin kendi gazetesi takvimi vekayi bile iki kez kapanış
Abdülhamit döneminde kullanilmamast kesinlikle istenmis vnkast.ihtilal,anarşi, sosyalizm, dinamit, kıtal, hürriyet,valan,müsavatv. s. Bu dönemdeki gazetelerin tirajı bin, binbeşyüz arasında değisiyordu. Bir takım düzeltmeden arta kalan bazı yanlışlıklar nedeniyle.özel gazete ve dergiler yanında devletin resmi gazetesi olan TakvimiVekâyī'inin bile iki kez kapanmış olduğunu görüyoruz. Çok sıkı sansürkarşısında 1894, 1895 ve 1896 yıllarında yeniden ne gazete ne bir dergiçıkabilmiştir. Türkiye'de bulunan yabancı gazetecilerin çogu YildizSarayı'nca satın alınmışlardır. Abdülhamit, Avrupa'nın önemli gaze-telerinden bir kısmına pek çok abone yazılmak yahut aksiyonlarimsatın almak yoluyla yaranarak onların kendi lehine yönelmesini hiçolmazsa aleyhine yazmamalarını sağlamaya çalıştı. Özellikle Times.Le Temps, Kölnische Zeitung, Chicago Tribune, Neue Freie Presse gibibüyük gazetelere çok önem verirdi. Journal des Débats gazetesinin enbüyük aksiyonerlerinden olduğu söylenmiştir2.