Büyük büyük hayalleri olan küçücük bir adamım ben... Öyle küçük, öyle sıradan ki ölmeyi bile hak etmiyorum. Ölmek de hak edilir miymiş diye sorma,her şey gibi ölümü de hak etmek gerekir. Zamansız, plansız,kaçar gibi olmamalı,korkak gibi...
İnsan içtiği bir bardak kahveyi, uçarken izlediği martıyı, kokladığı çiçeği hak etmeli... Fikrince,mezhebince karşılığını vermeli... Kimi zaman "şükür" demeli, bazen gözleri gülmeli, yaşamalı ve yaşatmalı. Ben mi? Ben her güzel şey karşısında ağlıyorum,farkına bile varmadan,hiç istemeden hatta utanarak ağlıyorum. Sen diyorum,hey sen! Hak ediyor musun ki bunları,bu silinmişlik,bu yitiklik,bu işe yaramaz hayatınla? Ama ne bildiğim bir çözüm yolu var kafamda, ne gidilecek bir yolum... İşte, dedim ya; silik,bitik,boş beleş BEN.
Sadece bitsin istiyorum ızdırabım... Dedim ya, ben ölmeyi de hak edemiyorum.