Ben sendeyim, sen de bendesin, biz dünyada dünya da bizdedir, hepimiz bir bütünüz. Dünyaya zarar verirsen, insanlara veya hayvanlara kötülük yaparsan, kendine zarar vermiş, kendini sakatlamış ve hayatını karartmış olursun.
Sözde kültürlü insanlar üniversite eğitimini tamamladiktan sonra da bulundukları her yerde kitaplar, resimler, muzik, konferanslar, tiyatro, dergiler, sanat, dunyanin onemli yazarlari, kulupler, toplantılar ve sergilerle ic ice yasarlar. Bu anlamda halk kitlelerine ne sunuluyor peki? En iyi halde halk okulunda iki uc yıllık, en fazla bes yıllık bir egitim, baska bif sey yok. Bu egitim sirasinda yeteneksiz okul memurlari tarafından yazılmış sıkıcı vr ise yaramaz ders kitapları okutuluyor. Çocuklarda bilgiye ulasma arzusu uyanmadan yok oluyor, duygu ve dusunceleri gelişmiyor. Çoğu zaman hem kitaplara hem de türlü düşünsel çalışmaya olan ilgi yok ediliyor.
En büyük ilkellik - ülkede yaşayan her bir insanın sahip olduğu fiziksel, manevi ve zihinsel yeteneklerden faydalanamamak, bunu istememek ve bu konuda başarısız olmaktır.
Her halkın içinden hem büyük şahsiyetler hem de aşağılık insanlar çıkabilmektedir. Bunlardan hangisinin iktidara geleceğini belirleyen temel etken halk kitlelerine hakim olan ruh halidir. Halkın sahip olduğu değerler nelerdir? Zekası, iradesi ve vicdanı gelismekte midir yoksa zehirli otlar sarmış gibi, çürüyerek yok mu olmaktadır? Veya zavallı, utanç verici bir mevcudiyet için mi sarf edilmektedir?