O, gülümseyerek başka birine bakarken, ben sadece defteri kapattım. Kalemim titredi ama son cümleyi yazdım. "Keşke seni hiç tanımasaydım, ama yine de tanımamak seni unutmak tam daha zor olurdu.". Sonra rüzgar sayfaları çevirdi, sanki o da benim yerime "bitti" demek istedi. Ama ben biliyorum ki bazı hikayeler bitmez, sadece kimsenin okumadığı bir yerde yavaşça canı yanmaya devam eder...
Ve ben o gün anladım; bazı insanlar hayatımıza kalmak için değil, içimizde eksik bir yer bırakmak için giriyordu. Sen giderken hiçbir şey söylemedin, ama sessizliğin günlerce kulağımda yankılandı. Herkes seni unuttum sandı, ben de öyle görünmeyi öğrendim. Oysa geceleri, masanın üstünde yarım kalan cümleler gibi duruyordun içimde. Ne tamamen silebildim seni, ne de yeniden yazabildim. Çünkü bazı insanlar bir defterin arasında kuruyan çiçek gibidir; yıllar geçse de dokunduğunda hâlâ dağılır insanın içine.
+"Peter Pan güzelliği için mi Wendy'e âşık oldu?"
-"Ne?"
+"Peter Pan, Wendy'i masallarıyla tanıdı. Onun kendi küçük dünyasındaki gerçeklik dolu sihri gördü, o dünyanın bir parçası olmak istedi. Sonra onunla bulutlara kadar yükseldi, perilerin cılız ışıklarıyla aydınlatmaya çalıştığı karanlıkta dans etti."
...
+"Ben senin sihir dolu gercekliginde kaybolmak istiyorum. Gerçekliği ve sihri seçip yollarını ayıran Peter ve Wendy'nin yapamadığını yapıp, gerçekliği sihirde yaşatalım. Görmüyorsun, anlamıyorsun değil mi? Sonra da aptal dediğimde kızıyorsun. Sen, kalbimin beynimle, kedinin fareyle oynadığı gibi oynamasına neden oluyorsun. Bendeki etkini sana verdiğim değerde görmemekte niye bu kadar ısrar ediyorsun?"