2. Serimizde kitap daha heyecanlı ve karmaşık başladı. Yeni sırlar ortaya çıktı ama peşinden başka çözülmemiş gizemleri ve ortaya çıkmamış sırları sürükledi. Kunt ve Karaca arasında yaşananlar çok güzelken bir o kadar da karmaşık ve üzücü olabildi. Ama her şeye rağmen birlikte olmaları gizemleri çözmeleri, kıskançlıkları hepsi çok güzeldi. Alınması gereken bir ders var ise de ne olursa olsun insan öfkesiyle hareket etmemeli. Çünkü; "öfkenin oturduğu masadan ilk akıl kalkar."Ve hayatı zorluklarla, kısıtlamalarla, kötü yaşanmışlıklarla geçen bir insan kolay kolay kimseye güvenemez. Güvendiğinde ise sonuna kadar gider ve onu korumak için canı pahasına savaş verir. İnsanları ilk tanıdığımız haline göre yargılamamak ve savunmamak gerekir. Ne yazık ki insanlar hiçbir zaman ilk tanıdığınız halleriyle kalmıyor. Ve karşınızda size güvenen, değer veren biri varsa sonucu ne olursa olsun o kişinin güvenini kırmayın. Hele de hayatında ilk defa birine bu derece güvenmişse. Çünkü bu ona sevgisine, değerine ihanet olur. Sorgulamak yerine, kafadan kurmak veya intikam almak ister gibi kırıcı konuşmak yerine, yakmak yerine aydınlatmayı seçmeli. İnsan yanmadan yakmazmış demisti kitapta birisi. Ancak yanınızda öyle bir insan var ki yanmadan aydınlatmayı öğretecek size. Hayatınızda da böyle insanlar olsun her daim. Gerektiğinde sizinle birlikte yanacak, gerektiğinde yakacak, gerektiğinde ise seni yakmadan seni aydınlatacak, sana değer verecek, seni önemseyecek ve sevecek... Bakalım 3. Kitabımızde Kunt ve Karaca nasıl bir yola çıkacaklar, kendilerini ne gibi karanlıklar bekliyor olacak, en önemlisi bu karanlıkta yürürken birbirlerine ışık olabilecekler mi yoksa karanlıkta hem kendilerini hem de birbirlerini kaybedecekler mii ???
2. Serimizde kitap daha heyecanlı ve karmaşık başladı. Yeni sırlar ortaya çıktı ama peşinden başka çözülmemiş gizemleri ve ortaya çıkmamış sırları sürükledi. Kunt ve Karaca arasında yaşananlar çok güzelken bir o kadar da karmaşık ve üzücü olabildi. Ama her şeye rağmen birlikte olmaları gizemleri çözmeleri, kıskançlıkları hepsi çok güzeldi. Alınması gereken bir ders var ise de ne olursa olsun insan öfkesiyle hareket etmemeli. Çünkü; "öfkenin oturduğu masadan ilk akıl kalkar."Ve hayatı zorluklarla, kısıtlamalarla, kötü yaşanmışlıklarla geçen bir insan kolay kolay kimseye güvenemez. Güvendiğinde ise sonuna kadar gider ve onu korumak için canı pahasına savaş verir. İnsanları ilk tanıdığımız haline göre yargılamamak ve savunmamak gerekir. Ne yazık ki insanlar hiçbir zaman ilk tanıdığınız halleriyle kalmıyor. Ve karşınızda size güvenen, değer veren biri varsa sonucu ne olursa olsun o kişinin güvenini kırmayın. Hele de hayatında ilk defa birine bu derece güvenmişse. Çünkü bu ona sevgisine, değerine ihanet olur. Sorgulamak yerine, kafadan kurmak veya intikam almak ister gibi kırıcı konuşmak yerine, yakmak yerine aydınlatmayı seçmeli. İnsan yanmadan yakmazmış demisti kitapta birisi. Ancak yanınızda öyle bir insan var ki yanmadan aydınlatmayı öğretecek size. Hayatınızda da böyle insanlar olsun her daim. Gerektiğinde sizinle birlikte yanacak, gerektiğinde yakacak, gerektiğinde ise seni yakmadan seni aydınlatacak, sana değer verecek, seni önemseyecek ve sevecek... Bakalım 3. Kitabımızde Kunt ve Karaca nasıl bir yola çıkacaklar, kendilerini ne gibi karanlıklar bekliyor olacak, en önemlisi bu karanlıkta yürürken birbirlerine ışık olabilecekler mi yoksa karanlıkta hem kendilerini hem de birbirlerini kaybedecekler mii ???