"O günü hala unutmuyorum." diyordu Can, "O gün, o köprüde, elimden tutuşunu, bana cesaret verişini hiç unutamıyorum. Sen bana o gün her şeyi yapabileceğimi gösterdin.
Mert:
- Ben bir şey yapmadım ki. Sen zaten her şeyi yapabilecek kadar güçlüydün. Ben sadece elinden tuttum. Gerisini sen başardın.
... "Can ve Mert, böylelikle kol kola girip yürümeye başladılar. Mert aslında hiç de yorulmamıştı ama Can'ın koluna girip ona yardım etmek için yorulmuş gibi yapmıştı. Aslında öyle olduğunu Can da biliyordu ama o da bilmezden geliyordu. Bu iki çocuğun birbirlerini incitmekten imtina eden çok güzel bir dostluğu vardı. Can, Mert'in koluna girmiş yürürken kendini çok daha güvende hissediyordu."
"Can, annesi üzülsün istemiyordu. O küçücük çocuk kalbiyle annesinin ne kadar üzüldüğünü hissediyor o yüzden de çoğu zaman eli kesildiğinde ya da düşüp bir yerini yaraladığında annesine söylemiyordu."