damla çınar

damla çınar
@Damyy35
4 okur puanı
Ekim 2025 tarihinde katıldı
UTOPIA- Thomas More
Puan vermedi
Kitap sert bir dille başlıyor ve kitap boyunca aynı netlikte devam ediyor. Kitap, insanlığın çıkarını nasıl elde edebildiğini anlatarak “Zafere giden her yol mübahtır.” diyerek başlıyor. Acı gerçeklerle başlıyor. Ağır bir konuyla başlıyoruz ütopyamıza, ölüm cezası… Yasa koyanın aklının yanılmaz olmadığını bu yüzden buyruk dinlemeyenin kılıcı hak etmediğini söylüyor. Ara ara tanrı bilincinden bahsedilmiş ve kitaptaki ahlaki değerlerin burdan kaynaklandığını düşünüyorum. Kötülüğü azaltmanın yolunu da doğru söylemek kadar güzel üslupla da ilgili olduğunu söylüyor. Buralarda ne yalan söyleyeyim kitabın gerçekten derinliğini ve ciddiyetini hissettim. Şimdi gelelim toplum, şehir yapısına… Kitapta takıldığım ilk şey eşitlik. Evet gerekli ama fazla büyütülmüş bence. Her şeyin -ama her şeyin- herkesin olmasını istiyor. Özel bir şey yok. Her şeyi kendi deyimiyle “ortaklık ilkesine” bağlıyor. Böyle olunca dedim ki daha iyisi için mücadele etmek anlamsız ya da biri daha fazla çabalıyorsa emeğine göre mükafatlandırılması gerekmez mi? Eşitlik güzel ama adaletli gelmedi. Aidiyetlikte tehdit altında olmaz mı? Ve daha da şaşırdığım bir yer geldi. Ütopyalıları yaşayışları ve karşılıklı ilişkileri kısmında diyor ki eğer on üç, on dört yaşında çocuğu fazla sayıda olan bir aile iseniz aynı yaşta çocukları daha az sayıda olan bir aile çocuğunuzu vereceksiniz. İşte eşitlik burada kulağa güzel gelmiyor değil mi? Gerçekten enteresan geldi. Ayrıca kitapta hatrı sayılır tezatlıklar mevcuttu. Yine de iyiki okumuşum dediğim kitaplar arasındaydı.
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma
Reklam
Puan vermedi
Okudukça Ethica’yı merak etmemi sağlayan kitap. İster istemez kitaba önyargım birazcık yazarın bilindik görüşlerine göre şekilleniyor. Spinoza o önyargının pek iyi şekillenmediği yazarlardan biri. İlk başta aynı düşüncelerde olmam beni epey şaşırttı. Hatta kitabın giriş kısımlarında pek ütopik, gerçekçi olmayan bir yol izlemek istediğini söyleyebilirim. Bu arada çeviri hakkında şunu söylemeden geçemem bana çok fazla yeni kelime kazandırdı. Giriş epey güzeldi. Kitabın ortalarına doğru farketmeye başladım, çok fazla ters düştüğümüz yer olacaktı. Bazen durumları tek yönlü değerlendirdiğini farkettim. Ya da ben çok yönlü düşündüm bilmiyorum. Yinede çok takılmadan devam ettim. Monarşi üzerine bölümüne gelince endişelenmeye başladım. Distopik modelleri, yenilir yutulur olmayan bir yönetim anlayışını geliştiren bir yerdi. Bu bölümde sadece danışma kurulundan bahsederkendi iletişim trafiği hoşuma gitti. Bu kitapta anarşizmin felsefi temellerinde bahsettiğimin tersine bi durum vardı. Eskiyi direkt savunan bir dil mevcuttu. Nüfus planlamaları gibi birkaç konu kısa dönemli ele alınmıştı. Spinoza’nın temel amacı siyaseti “insan doğası, duyguları, rasyonelliği” üzerinden açıklamaktı. Bence siyaset hukukun doğal bir sonucudur ama onun için hukuk siyasal düzenin bir sonucudur, temeli değil. Hukuk burada biraz geriye atılmış, güç istenci ve siyasi anlayış öne geçmiş gibi. Kitabın son kısmı… cinnet geçirten o kısım. Korktuğumun başıma geldiği kısım. Spinoza kadınların dahil olması hakkında -genel yönetime- pek parlak fikirlere sahip değil. Kadınların sadece yönetildiği kısımla ilgileniyor anlaşılan. Son kısım hakkında daha fazla yazmak istediğim bir şey yok. Demek ki zaman, dönemin yozlaşmasını kıracak kadar ilerlememiş daha diye düşündürttü.
Politik İncelemeBaruch Spinoza · Dost Kitabevi · 2007320 okunma
gece yarısı kütüphanesi-matt haig
Puan vermedi
Bu kitap, beni genel okuduğum türler yanında başka türlere de daha fazla şans vermeye teşvik etti. kitap hakkındaki ilk yorumum çok akıcı olması. Okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamadım. Betimlemelerin gayet yerinde olduğunu düşünmekle birlikte referanslar bana biraz fazla geldi. Hoşuma giden bir diğer şeyse Nora’nın karakter gelişimi. BAYILDIM. Özellikle kitabın sonlarına doğru Nora’nın başına gelen olaylara eski yaşamındaki deneyimlerinden yola çıkarak sonraki adımlarını planlaması inanılmaz nostaljik hissettiriyor. Sonu hakkında ise şunu söyleyebilirim ki tahmin edilebilir bir sondu. Son yaşamında kalmasını gerçekten isterdim ama kök yaşamında kalacağı en başından beri tahmin edilebilirdi. Ama sonu tatmin edici miydi? Evet…
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598bin okunma
William Godwin- Anarşizmin Felsefi Temelleri
Puan vermedi
Başta sayfa sayısından dolayı hafife aldığım kitaplardan biri. Tabiki işin içinde felsefe olunca kafa yormadan okumamak mümkün değil ama okumaya başlayınca fark ettim ki gerçekten öylesine işlenmiş bir çok filozof kitaplarından daha derin kitap. Bir an bile vaat ettiği konudan çıkmadı. genel olarak başlık, bilindik hangi ameldeyse o amele karşı getirdiği antitezi, zıtlığı yeri geldiğinde ironik yeri geldiğinde sertçe eleştiriyor. Başlıklar bence detaylıca işlenmiş -bir iki yer hariç- düşüncelerimin ayrıştığı noktalarda vardı. Gerçekçiydi bunu sevdim, itirazlarında sunduğu nedenler güçlü ama bazı yerlerde fazla umut vaat edilmiş insana. Düşüncelerimin ayrıtığı nokta buydu. Ayrıca yazar kendini herkesin yerine koyuyor, her iki tarafın yerine yazıyor gibi. Kitabı okurken garip hislere kapıldığım oldu. Çok eski kitapları okurken genellikle o zamandan bu zamana değişen her şeyin yazıma nasıl yansıdığına dikkat ederim; o zamana sosyal yapısı, ekonomisi, coğrafyası gibi etkenlerin etkilediğini düşünürüm. Burdaysa şaşırdım çünkü kaç sene öncesinde sunulan fikirlerle şimdi bile aynı düşünceleri tesis etmek ne kadar garip geldi. Demek ki bazen zamanla gelişen, değişen her şeye görüşlerin meydan okuduğu zamanlar oluyor. 
Anarşizmin Felsefi TemelleriWilliam Godwin · Doğu Batı Yayınları · 202053 okunma

damla çınar

, 1000Kitap'a katıldı.