Dizlerimin üzerine çöküp, ellerimi havaya kaldırıp 'sonunda' diye bağırmak istedim. Çünkü sonunda japon edebiyatında inanılmaz keyif aldığım bir kitaba denk geldim. Kitaplara aşık, yarınlar yokmuşçasına okuyan, yeri geldiğinde bir roman kahramanı için ağlayıp, yeri geldiğinde oturup on numara geyik yapabilen bir okuyucunun kalbine dokunan bir kitaptı. Hakkını teslim etmem lazım ki, çevirmen de oldukça başarılıydı. Natsuki'yi çok sevdim. Arada bir sırtını sıvazlayıp, yaptığı çaydan içerken dükkanının sessizliğini paylaşmak istedim. Kitabın isminin çok ilgi çekici olduğunu inkar edemem. Ne zaman kedi diyaloğa girse aklımda Alice'in Cheshire kedisi belirdi. Ama tüm işi Natsukim, üzümlü kekim yaparken kitabın isminin kediye dayatılması üzdü :) Tavsiyedir.