O gibi sikkelerden yalnız hayat üzerinde parlayan sikke-i i'caza bakınız ki; hayat ile bir şeyden pek çok şeyler husule gelir, icad edilir. Ve pek çok şeyler dahi bir şey-i vâhide emr-i Rabbaniyle inkılab ederler. Meselâ: Su, bir şey-i vâhid iken pek çok uzuvlara, cihazlara Allah'ın izni ile menşe olur, icad edilirler. Ve mideye giren pek çok muhtelif yemekler ve meyvelerden Hâlık-ı Teâlâ tek bir cismi icad eder, tek bir cisim husule getirir.
İşte kalb, akıl, şuur sahibi olan bir adam, bu ciheti düşünürse anlar ki, bir şeyden çok şeyleri icad edip çıkartmak ve çok şeyleri bir şeye tahvil etmek, ancak her şeyi halkeden ve her şeyi yapan Sâni'a mahsus bir sikkedir.
Kitap yaşanmışlıkları ve gerçek duyguları barındırdığından okuması çok kolay oldu. Sanırım yazarın ilk kitabını okumayı yüreğim kaldırmazdı.
"Hakikaten ne içindi her şey? Bir kağıda atılan imzalarla bitebilen bu savaş ne içindi? Madem bitebiliyordu, neden o kadar sürmüştü?
Hadi bizler sadece kendimizi savunmuştuk ama onların eline geçen neydi? Abimin şehit olması bizlere gurur kazandırmıştı peki ama ya onlara? Evimizi yıktıklarında ellerine ne geçmişti? "
İnsan merak ediyor...