Kimse hayatından memnun değil. Herkes derin bir huzursuzluk içinde kıvranıyor; daha iyi bir hayata ulaşmak istiyor ama o hayatın ne olduğunun da farkında değil. Tarifi yok, dolayısıyla bu toplumun mitolojisi ve bir ideali de yok.
Musa "Her şey Tanrı'dır" demişti;
İsa "Her şey sevgidir" demişti,
Marx "Her şey paradır" demişti,
Freud "Her şey sevgidir" demişti, sonra Einstein "Her şey görecedir" demişti.
Kendi egemenlik alanını belirlemek için ağaçların altına sidik fışkırtıp sonra kendini bu sidiğin sınırları içinde güvenli hisseden köpeklere benziyordu insanlar da; aşina kokular ve aşina eşya arasındaki bir mutluluk formülü.