Bizim toplum neden ataerkildir diye hep düşünmüşümdür. Bir yerlerde de kas gücüne ve yaşam koşullarına bağlamaya çalışıyordum. Bu okuduğum kitap ta öyle bir kadın var ki hem erkeğe erkeklik yapar hem de erkeği bir daha dünyaya getirir. Benim bakışımı da, açısının da içinde geçer, öyle bir kadından bahsediyorum. Sonunu hep umuda, hep mutlu bir sona bağlamaya çalıştığım ama hiç sonuma varamadığım bir kitap oldu. Hakikaten tesirinde kaldığım bir okuma oldu. Gorki nin Ana kitabındaki ana, Kızım Olmadan Asla’da ki ana ve artık sende bunlardan birisin Toprak Ana, işçi ana, emektar ana, yorgun ve çaresiz ana…
Kırgızıstan’ın içerisinde bulunduğu savaş döneminde köylü halkın bir anda tüm erkeklerini cepheye gönderdikten sonra yaşadığı dramı, acıyı anlatıyor yazar. Çiftçilik yaparak yaşamlarını sürdüren bir köy halkının bir anda rolleri değiştirmesi, erkeklerin yerini doldurması ve cephedeki orduya bakması gibi çeşitli sorumlukları oluşuyor. Sadece bunlar değil savaştan gelen her acı haberi de aynı zamanda göğüslerinde yumuşatmaları gerekiyor. Ana karakter olan ananın 3 erkek çocuğu ve eşi bu savaşta ölüyorlar. Ardında kendisi gibi dul kalan geliniyle yaşam mücadelesi vermeye çalışıyorlar. Sadece kendisi ve gelinine değil aynı zamanda tüm köye yetmeye çalışan bir ana bu.
Savaş bitiyor ama duygusu ve tesiri hiç bitmiyor. Enkazı hep yerinde duruyor.
Cengiz Aytmatov konu ve yazın olarak çok iyi bir eser bırakmış ortaya. Çok beğendim.