Şüphe, içimizde hafiflemiş bir sızı olarak, sadece bir acı tehdidi olarak barınır; arzuyla aynı niteliktedir, onun ters yüzüdür, tıpkı arzu gibi, düşüncelerimizin merkezinde yer alır ve nasıl ki arzu, sevdiğimiz kadınla ilişkili olabilecek her durumda, zihnimize kaynağı anlaşılmayan hazlar yayarsa, bu şüphe de, düşünceleremizin en ücra köşelerine, ince bir hüzün sızdırır.
"Çünkü en çok takdir ettiğimiz kişiler, hem fazilet sahibi olanlar, hem de faziletlerini hiç düşünmeden bizim ahlaksızlığımızın hizmetine sunan kişilerdir."
O zaman, son nefes verilmeden birkaç dakika önce, ölüm, tıpkı sizi mahvetmek için değil, iyileştirmek için bir rahibe gibi, son anlarınızda hazır bulunmak üzere gelir, kalbi artık çarpmayan, sonsuza dek donup kalmış kişiyi, nihai bir haleyle taçlandırır.