Sən mənim köksümdə çarpan ürəksən,
Mən sənin köksündə - kiçik bir zərrə.
Mənə qanad verən odlu diləksən,
Adına, özünə Vətən deyirəm,
Çölünə, düzünə Vətən deyirəm...
İngilizce öğretmeni
Lisans (English teacher) Yüksek linans ( English linguistics ) TESOL
Füsun sigarasını yakmadan önce parmaklarının arasında ezerek sigarayı yumuşatırdı. Bu jesti ondan ben de öğrenmiştim, sigarayı yakmadan önce tıpkı Füsun gibi, parmaklarımla kendiliğinden sigarayı yuvarlayarak ezerdim.
Füsunun 4213 adet sigara izmaritini saklayıp biriktirdim. Bir ucu Füsunun gül dudaklarına değen, ağzının içine giren, kimi zaman filtresine dokunarak anladığım gibi diline değen, ıslanan ve çoğu zaman da dudaklarına sürdüğü ruj ile hoş bir kırmızıya boyanan bu izmaritlerin her biri; derin acıların, mutlu anların hatıralarını taşıyan çok özel, mahrem eşyalardır.
Aslında ne "koleksiyonumu" ne de alıp biriktirme huyumu başkalarıyla paylaşmayı hiç istemiyor, yaptığımdan utanç duyuyordum. Kibrit kutuları, Füsun'un sigara izmaritleri, tuzluklar, kahve fincanları, tokaları gibi toplaması zor olmayan ve dikkat çekmeyen bu ilk şeylerden sonra daha dikkat çeken küllük, fincan, terlik gibi şeyleri almaya başlayınca, yavaş yavaş yerlerine yenilerini alıp getirmeye başladım.