Sevinc Dargahi

Sevinc Dargahi
Sən mənim köksümdə çarpan ürəksən, Mən sənin köksündə - kiçik bir zərrə. Mənə qanad verən odlu diləksən, Adına, özünə Vətən deyirəm, Çölünə, düzünə Vətən deyirəm...
İngilizce öğretmeni
Lisans (English teacher) Yüksek linans ( English linguistics ) TESOL
Azərbaycan
192 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
İstek üzerine
Yıllar sonra kendimi kitaplara verdiğim zaman, o günlerde hissettiğim sıradanlığı ve bayağılığı en iyi ifade eden satırları Fransız şair Gerard de Nerval'in bir kitabında okudum. En sonunda aşk acısından kendini asan şair, hayatının aşkını sonuna kadar kaybettiğini anladıktan sonra, Aurilia adlı kitabının bir sayfasında, bundan sonra hayatın kendisine yalnızca "kaba oyalanmalar" bıraktığını söyler. Ben de öyle hissediyor, Füsunsuz geçirdiğim günlerde yaptığım herşeyin kaba, sıradan ve anlamsız olduğu duygusundan kurtulamıyor ve bütün bu bayağılıklara yol açan şeylere, kişilere öfke duyuyordum. Ama en sonunda Füsun'u bulup onunla konuşacağıma, hatta ona sarılacağıma olan inancımı kaybetmemiştim hiç ve bu beni hem iyi-kötü hayata bağlıyor hem de daha sonra pişmanlıkla düşüneceğim gibi acımı uzatıyordu.
Alıntı
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Niye Allah'ın bana verdiği bu büyük hediyenin kıymetini bilememiştim! Onu ne zaman görebilecektim? Kumsalda güneş altında uzandığım yerde ağlamak ister, ama suçlu olduğumu bildiğim için onu da yapamaz, başımı kuma gömüp kahrolurdum.
Alıntı
İlk karşılaşma anının gerçek bir teselli hissi veren bir-iki saniyesi dışında, bu hayaletlerin Füsun değil, mutsuz ruhumun çeşitli kurguları olduğunu aklımın bir yanıyla hep farkediyordum. Ama onu karşımda görüvermek içimde öyle tatlı bir duygu uyandırırdı ki, onun hayaletiyle karşılaşacağım kalabalık yerlere gitmeyi alışkanlık edinmiştim; bu yerleri, sanki kafamın içindeki bir İstanbul haritasına da işaretlemiştim. Füsun sandığım gölgelerin daha çok görüldüğü yerlere gitmek geliyordu hep içimden. Şehir benim için onu hatırlatan bir işaretler âlemi olup çıkmıştı. Onun hayaletiyle, dalgın dalgın yürüyüp uzaklara bakarken karşılaştığım için, uzaklara bakarak dalgın dalgın yürürdüm. Yanımda Sibel varken gece kulüplerinde, davetlerde rakıyı fazla kaçırdığım zamanlarda da, çeşidi kıyafetlerdeki Füsun hayalleriyle karşılaşır, ama nişanlı olduğum, aşırı bir tepki gösterirsem her şeyin anlaşılacağı gibi düşüncelerle hemen aklımı başıma toplar, o kadının zaten Füsun olmadığını hemen anlardım.
Alıntı
Bütün hayatımı geçirdiğim sokakları yasaklarla daraltmam ve onu hatırlatan eşyalardan uzaklaşmam, ne yazık ki Füsun'u bana hiç unutturmadı. Sokaklarda kalabalık içinde, davetlerde hayalet görür gibi Füsun'u görmeye başlamıştım çünkü.
Alıntı
Siz artık onu unutun. O da sizi unutacak.
Alıntı