Yalnızlık kimine göre hasta insanın kaçışıdır. Kimine göre de hasta insanlardan kaçış.
Friedrich Nietzsche
Biyoloji, Sosyoloji
Bedenim, dünya denen mezarlıkta yürüyen bir yankı sadece. Ruhumsa çoktan başka bir yerde zamanın unuttuğu, ışığın ulaşamadığı, isim verilmeyen bir boşlukta… Orada gölgeler konuşur, sessizlik düşünür; ve ben oradayım, olmayan bir benlikle.
Meshedilmiş’ anlamına gelen KRST lakabı, İsa’dan çok önce, Horus’a verilmiştir. Horus’un diğer isimleri şunlardır: Diriltilmiş Olan; P’tah’ın (veya Baba’nın) Ezeli ve Ebedi Oğlu; Tarik, Harikat ve Işık; Mesih; İnsan Oğlu; Tanrı’nın Oğlu; Kelam; Kelam Ürünü Beden; Kutsal Çocuk; Tanrı’nın Meshedilmiş Oğlu; Hakikat Kelamı; Balıkçı; İyi Çoban; Tanrı’nın Kuzusu. Baba Osiris’in isimleri; Efendilerin Efendisi; Kralların Kralı; Tanrıların Tanrısı; İyi Çoban; Diriliş ve Hayat; Sonsuzluk ve Bekâ; “Erkeği ve Kadını Tekrar Doğurtan Tanrı
Horus’un on iki talebesi [havarisi] vardır; yaşamının bir aşamasında bu havarilerin karşılarına, “Dağda dönüşüm geçirmiş” olduğu halde çıkar; Yasa’yı yürürlüğe koyacak, bin yıl yaşayacaktır. Havarileri Horus’un vaazını “İusa’nın vecizeleri” olarak kayda geçerler; bunlardan ikisi, “Anup” ve “Aan” kendisine “şahitlik” etmiş olduklarından, İsa’nın yaşamında benzer işlevi görmüş olan iki Yahya’yı anımsatır.
İsa gibi su üstünde yürümek de dahil olmak üzere, Horus’un da çok sayıda mucizesi vardır. Bunların arasında El-Azarus’u (El-Osiris) diriltmesi, İsa’nın Lazarus’u diriltmesini anımsatır
Öte yandan, vaftizi önemli bir gelenek olarak benimseyen Hıristiyanlar, en az Aziz Pavlus’tan itibaren suya batmanın ölüm benzeri bir deneyim olduğunun ayırtındadırlar; sudan çıkmak yeni bir hayatın başlangıcı olarak algılanır