Qalib

diktiğiniz nehir..." "Ah, baraj inşa etmediğime kesinlikle eminim," dedi Dul. "Ben bütün gün burada, ibadet ediyordum sör." Dunk Sör Lucas'ın kıkırdadığını duydu. "Hanfendinin barajı kendi başına inşa ettiğini kastetmedim. Sadece... nehrin su olmadan, bütün ekinlerimiz kuruyacak... Köylünün tarlasında fasulye ve arpa ekili... ve kavunlar..." "Gerçekten mi? Kavunu cidden çok severim." Küçücük ağzı mutlulukla kıvrıldı. "Ne çeşit kavunlarınız var?"
Sayfa 56·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
suyumuzu çalmanız hakkında da konuşacağım." "Çalmak mı?" dedi Sör Lucas. "Leydimize de öyle söyle de güneş daha batmadan kendini bir çuvalın içinde yüzerken bul. Onu görmek istediğine kesinlikle emin misin?"
Sayfa 55·Kitabı okudu
Alıntı
"Çok mütevazi bir dostmuş bu," dedi rahip Sör Lucas'a. "Eğer onun kadar uzun olsaydım kendime Sör Engin Stefon derdim. Sör Kule Stefon. Sör Kulakları Bulutlara Kadar Değen Stefon." Adamın yuvarlak yüzü kızardı. Cübbesinin üzerinde şarap lekeleri vardı.
Sayfa 54·Kitabı okudu
Alıntı

Qalib

, bir kitap okudu
10/10
·272 syf.·
41 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2025 17:30
·
2025 3. kitabı
J. K. Rowling
9.1/10 · 64,9bin okunma
yanında kalabilir." "Ben bir yaverim, yamak değil," dedi Egg. "Kör müsün yoksa sadece salak mısın?" Sakalsız nöbetçi bir kahkaha koyverdi. Sakallı olan ise mızrağının ucunu çocuğun boğazına dayayarak "Ne dedin bakayım sen?" dedi. Dunk Egg'in kulağına doğru bir şamar attı. "Hayır. Çeneni kapa ve atlarla ilgilen." Dunk atından indi. "Sör Lucas ile hemen görüşelim." Sakallı mızrağını indirdi. "Kendisi şuan avluda." Açık demir kapının sivri uçları altından ve savaş zamanı kapıdan geçmek isteyen düşman askere saldırmak için tasarlanmış tavandaki yuvarlak deliğin altından geçip dış avluya çıktılar. Köpekler kulübelerinde havlıyordu. Ve Dunk kurşun camdan yapılma pencereleri olan yedi köşeli tahta kilise içinden gelen ilahilerin sesini duyabiliyordu. Demirci dükkanının hemen önünde bir nalbant, yanında çırağı ile bir savaş atının ayağına nal çakıyordu. Onun yakınında bir yaver, uzun örgülü saçları olan çilli bir kızın, antrenman hedeflerine attığı okları, tek tek yerinden söküyordu. Yarım düzine kadar bir şövalye de sırasıyla mızrak çalışma tahtası üzerinde çalışıyorlardı. Sör Uzuninç Lucas'ı çalışma tahtası yanında şövalyeleri izleyenler arasında, giydiği beyaz cübbenin banyoda giyilmiş kadar nemli göründüğü, Dunk'tan daha fena terleyen şişman bir rahip ile konuşurken buldular. Inchfield adamın yanında mızrak gibi dik, dümdüz ve upuzundu. Ama Dunk kadar uzun değil. Bir metre doksan santim diye göz kararı hesapladı Dunk. Her santim bir öncekinden daha fazla gurur katıyordur adama. Üzerinde bütün vücudunu saran ipekten siyah bir elbise giymesine rağmen, Sör Lucas sanki Sur'un üzerinde yürüyormuş gibi serin görünüyordu. "Lordum," diye selamladı nöbetçi adamı. " Bu adam hanımefendimizin huzuruna çıkmak için tavuk kulesinden buraya gelmiş." İlk önce uzun bir rahatlama sesi ile
Sayfa 53·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam