Nedir insanlığın aradığı? Nihai nokta nedir? Para, sağlık, sevmek, sevilmek... Bütün bunları istemesinin tek bir sebebi yok mu? Aslında mutluluğa ve huzura erişmeye çalışmıyor mu? Peki mutluluk bir şeylere sahip olmakla mı gelir, yoksa sahip olacak hiçbir şey istememekle mi? Belki doğduğumuz günden itibaren bize bu öğretilmelidir. Bir şeylere sahip olma isteğinden arınmak. Bu keşke o kadar kolay olsa.
Kitab’ın çevirisi daha iyi olsaydı kitap daha sürükleyici olabilirdi, bazı kısımlarda çeviri zayıflığından dolayı tıkanıklıklar yaşadım. Ancak Max Weber’in vermek istediği mesaj ve tartışma konusunu ele alacak olursak; kitabın sonundan başına doğru gelmek istiyorum. Aslında okumaya başladığımız andan itibaren beklediğimiz o çağdaş kapitalizm’e sonunda yer verilmesi kitabı hep bir merakla okunmasını sağladı. Esasında kitap en başından sonuna kadar kapitalizme yer veriyor. Ancak Çağdaş kapitalizmin derinlerine inen, esasında kapitalizmin ruhunu ortaya koyan püriten ahlakının dini temellerini zamanla yitirmesiyle çağdaş kapitalizmin doğuşu anlatılmıştır.
“O zaman elbette, bu kültür gelişimi içindeki “son insan” için rahatlıkla şöyle denilebilir: “Ruh yoksunu uzman insanlar, yürek yoksunu zevk insanları: Bu hiçler, kendi kendilerine, daha önce hiç ulaşılmamış bir insanlık düzeyine tırmandıklarını hayal ederler.”
“Ülkenin dini havası ve aile çevresinin yönlendirdiği eğitim ile kazanılan ruhsal özellikler, kişinin meslek seçimini ve daha sonraki mesleki kariyerini etkilemektedir.”