Neslihan Yüksel

Neslihan Yüksel
@Darkness4
İyi ki de okudum
9/10
·316 syf.·
2019 6. kitabı
Merhaba bugün de bu kitapla karşınızdayım. Saat şuan gece 2 olduğu için ne kadar güzel bir inceleme yapacağım muallakta şuan ama bitirdiğim g ibi yapmak istedim incelemeyi. Öncelikle bu kitabın bu platformda neredeyse hiç okunmaması ve üzerinde hiç inceleme yapılmaması beni üzdü. Kitabı okuma nedenim her ay bir klasik okuma gibi bir hedefimim olmasıydı. İyi ki de böyle bir hedefim varmış da bu kitabı okumama vesile olmuş. Öncelikle kitabı okumadan önce Afet İnan'ı doğruyu söylemek gerekirse tanımıyordum. Fakat şans eseri aldığım bu kitabı elimden çıkarmak isteyince tanıştım onunla. Ve tanıştığıma o kadar mutlu ve memnun oldum ki. Atatürk'ü en yakınlarından birinin hayatını okumak benim için olağanüstü bir şeydi. Öncelikle bu kitabı çok sevdim. İlk bölümdeki soyağacına inen yazdığı şeyler, ikinci bölümde geneli Atatürk olan bölümler benim okurken en zevk aldığım bölümlerdendi. He bir de altıncı bölümdeki Afet İnan'ın özel yaşamı. Kitap çok güzeldi çok beğendim. Hele mektupların ve telgrafların fotoğraflarla desteklenmesi beni etkiledi. Atatürkün, Afet İnan'ın el yazılarını görmek beni olayın içine daha da soktu. Bazen "bunlar gerçektende yaşanmış mı?" dedim kendi kendime. Afet İnan'ın kişiliği, karakteri, davranışları, hareketleri beni çok etkiledi. Böyle örnek bir kadının hikayesini okumak ufkunu açtı ve bana daha da çok çalışma zevki verdi. İçerisinde bazen minik bazen uzun hikayelerde benim için unutulmayacak yerlerdedir. Kitaptaki kişileri, Afet İnan'ın bahsettiği kitapları araştırıp onlar hakkında bilgi sahibi olmak da beni bir o kadar mutlu etti. Aynı zamanda mektuplardaki bazı kelimeleri bilmiyordum ve onları araştırıp öğrenmek için kitabı yarıda bırakıp araştırmam da beni bir o kadar sevindirdi (çünkü çok kitapları yarıda bırakıp bir işle uğraşmam) Genel olarak
Prof. Dr. Afet İnanArı İnan · Remzi Kitabevi · 201716 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Musiki Muallim Mektebi'nde bir ders uygulaması olarak, bütün ders verdiğim sınıflarda Belediye Yasasına göre seçim denemesi yaptırdım. Öğrenciler heyecanla bu işte çalıştılar, oy kutuları hazırladılar. Yapılan oylamada belediye başkanı olarak bir kız arkadaşlarını seçtiler. Bunun üzerine bir erkek öğrencim (üçüncü sınıftan 173 numaralı Selahattin) itirazıyla karşılaştım. Diyordu ki: "Var olan yasaların bize öğretiğine göre kadınların oy kullanma hakkı olmadığı gibi, seçilemez de." Öğrenci, itirazında haklı idi ama, ben öğretmen olarak şu telkinde bulunmayı uygun gördüm ve "Bu öğrendikleriniz ilerisi için sizlere gerekli olacaktır. Kadınlarımız da yakında oy hakkı kazanacaktır," dedim. Fakat bu sözlerimin, erkek öğrenci karşısında öğretmenlik otoritesinin ötesine geçmeyeceği muhakkaktı. İşte böylece öğrencilerimden birinin bu itirazı ve soruları beni kadın hakları üzerinde çalışmaya teşvik etti.
Sayfa 105
Ben ağaçları, insanlar gibi çeşitli doğalara sahip varlıklar olarak görür, onlarda çok şeyler bulurum. Doğada ne kadar aynı cinsten olursa olsun, hiçbiri diğerine benzeyen ağaç gördünüz mü? Onlar da insanlar gibi çeşitli görünüşlere sahiptir. Alabildiğine göklere yükselen bir ağacın, heybetli duruşunda bir gurur, bir asalet vardır. Bunlar küçüklere tepeden bakan ve eğilmeyen halleriyle, adeta gökyüzüne doğru yükselmek için vardırlar. Şüphesiz her ağacın doğal olarak amacı büyümek ve güneşe kavuşmaktır; ama bazıları da cinsleri gereği genişliğine dal budak sallar. Onlar köklerini korumayı unutmamıştır,adeta o kökü korumak için dallarını alabildiğine genişliğine büyütür ve toprağa bağlılığı temsil ederler.
Sayfa 40
Genç dulu isteyenler olmuş fakat o, çok sevgili kocasının aşkına o kadar sadık ki, yeni bir eş istemiyormuş. Hatta ani olarak hastalanan ve ölüme giden kocasının son demlerinde ona bir de söz vermiş: "Senden başka kimseyi öpmeyeceğim," diye. Gerçekten anneannem biz torunlarını dahi öpmez, koklardı. Bunun nedenini sorduğumuz zaman, "Sadık dedenize söz vermiştim," derdi. O kızını büyütüyor, anne ve baba bildiği kaynana ve kaynatasına bağlı kalıyordu.
Sayfa 23