8'ler 9'lar uçuşmuş yine.
Hintililer gibi olduk iyice imdb'de Hint filmlerine 10 puan vermeleri gibi biz de her şeye 8, 9 verir olduk.
Kitap hiç beklediğim gibi değildi. Ama evet Travis Hale tam beklediğim gibiydi.
Kitap ilk kitaptan 8 yıl sonrasında geçiyor. Hale kardeşlerin kaderi bu sanırım kasabaya geçici olarak gelen kadınlarla birlikte olup, onlarla köklenmeye çalışmak :D
Archer ve Bree cifti çok tatlıydı. Ikizleri ve bebekleri ile tam hayal ettiğim gibi hala mutlu mesut yaşıyorlardı.
Travis ise bu sekiz yılda olgunlaşmış, kardeşiyle ve yeğenleriyle vakit geçirmeye çalışan iyi bir amca rolündeydi. Rolündeydi diyorum çünkü kendisi de tam olarak ne hissettiğini kardeşiyle arasındaki sorunları halledip halledemediğini kestiremiyor.
Travis'in kendisiyle ve geçmişiyle olan yüzleşmelerini cok sevdim. Sürekli ne düşündüğünü, ne hissettiğini, ne yapmak istediğini, Archer'ın sahip olduğu gibi bir aileye sahip olmak isteyip istemediğini, sevilmeye layık olup olmadığını,hayatına giren kadınları, aşkı, geçmişte yaşananları, babasıyla olan anılarını, annesinin karakterini yani hayatındaki her şeyi sorguladı ve bu güzeldi. Sizi kitaba bağlayan bir melodramdı.
Sonlara doğru sıksa da yine de sevdim.
Fakat sevmediğim bir şey var ki; Haven Torres, 23 yaşındaki genç kadın karakterimiz.
Ne yapmak istediği belli olmayan, geçici olarak çalışmak için kaldığı kasabada yatmak için birini gözüne kestirmiş (bunu Travis de biliyor...), geçmişinden kaçan, köklenmekten korkan, bitki delisi, vejetaryen, uçarı bir kızımız kendisi.
Düşünsenize ilerideki eşinizin, aynı kasabada yaşadığınız biriyle kaçamak yaşamak istediğini biliyorsunuz ve hatta randevularını da siz ayarlıyorsunuz ve onun da sizi o kişiyle kıskandırmak istediğini biliyorsunuz... off cidden bıktım bu tür çarpık olaylardan