Başka Dilde Aşk’tan tanıdığımız Travis’in hikayesi bu kez kendi sesiyle hayat buluyor. Kasabanın polis şefi olarak karşımıza çıkan Travis’in, geçmişin hatalarıyla yüzleşip kendine bir şans verme yolculuğunu okuyoruz.
Kitap, Archer ve Travis’in kardeşlik bağlarının güçlenmiş haliyle, olayların 8 yıl sonrasından başlıyor. Ancak Travis’in evlenmeyi düşündüğü sevgilisini bir başkasıyla yakalaması, hikâyenin fitilini ateşleyen olaylardan sadece biri. Derken, kasabaya sürekli yer değiştiren, bitkilere âşık, özgür ruhlu Haven adında bir kadın geliyor. İlk karşılaşmalarıysa tam anlamıyla “çarpıcı”! Neredeyse arabasıyla Travis’e çarpacak olan Haven, bitkilerle dolup taşan aracından dolayı küçük bir ceza alıyor. Bu tesadüf, tatlı bir arkadaşlığın ve içimizi ısıtacak bir hikâyenin başlangıcı oluyor.
Travis, Haven ile kurduğu bağ sayesinde geçmişin yüklerinden arınıp annesinin sebep olduğu yalanlarla yüzleşiyor. Onun, Haven’a karşı beslediği duygularla aşkı ve hayatı yeniden keşfetmesini izliyoruz. Haven’ın canlılığı ve Travis’in içsel çatışmaları birbirini tamamlayan bir uyum içinde.
Mia Sheridan, yine duygularla dolu bir hikâye sunmuş. Travis ve Haven’ın ilişkisi, bizleri hem güldüren hem de düşündüren sahnelerle ilerliyor. Başka Dilde Aşk’ı sevdiyseniz, bu kitapta da aynı sıcak duygulara kapılacağınızdan emin olabilirsiniz.
Eğer kalbinizi sıcacık bir hikâyeyle dolduracak bir kitap arıyorsanız, “Travis” tam size göre! Okuyun, çünkü bu hikâyede herkes kendinden bir parça bulacak.