VİSAL

VİSAL
@Darulkutub
خادمة العلم والعلماء معي المحبرة حتى المقبرة..
معلمة العلوم الاسلامية
10 Şubat 2000
130 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
Kahraman komutanlar Eymen Haleve ve Mahmud Ebu Hennûd, Kassam'ın babaları gibiydiler. Kardeşlerim ise etrafımda çok fazlaydı. Fakat bütün bunlara rağmen Yahya Ayyaş'ın, Kur'an'ın ilk sayfasına yazdığı "Allah'la beraber ol, gerisini merak etme!" tevekkülüne sahiptim.
Reklam
Yavaş yavaş işlerin yoluna girdiğini zannettiğimde özellikle de bir daire kiralayıp, yeni bilgisayarlar aldıktan ve birçok sahte kimlikler çıkardıktan sonra Allah, etrafımdaki mücahitleri teker teker kaybetmemi takdir etmişti. Yakınım beraberinde üç mücahitle birlikte Filistin Güvenlik Güçleri'nce bir kez daha tutuklandı. Aradan çok fazla geçmeden 22 Ekim 2001'de HAMAS'ın en önemli mühen- dis beyinlerinden birisi, Eymen Haleve, Nablus'ta seyir halindeyken İsrail tarafından arabası vurularak şehit edildi. Mühendis Eymen Haleve şehit edildikten sonra HAMAS, Kassam ve Filistin 24 Kasım 2001'de en önemli evlatlarından birisi olan Mahmud Ebu Hennûd'u kaybetti. Birinci Intifada'dan İkinci İntifada'ya kadar uzun yıllar Siyonist düşmanın burnunu yerde sürten ve Siyonizm'e büyük acılar tattıran cesur aslan şehit edildi.
Eymen Haleve'den şehadet operasyonu uygulayacak bir savaşçı istediğimde, bu savaşçının özelliklerini sormuştu. Ben de bir cümleyle: "Benim görmediğimi gören birisi olsun." demiştim. Bu da fiilen gerçekleşti. İzzeddin Mısri operasyondan önce kardeşleriyle Allah'a ibadet ve taatle geçirdikleri gece 15 ya da 16 Siyonist öldüreceğini, 125 ile 130 arasında kişiyi de yaralayacağını, yaralıların çoğunun sakat kalacağını, aldıkları yaranın şiddetinden yaşayan ölüler olacağını söylemişti. İzzeddin Mısri bizlerin görmediğini gördü. Allah'a vermiş olduğu sözü yerine getirdi. Allah da onu doğruladı. Operasyon sonrasında 15 Siyonisti öldürûp 126'sını da yaraladı, bunların çoğu da sakat kaldı. Doğru söyledin şehit İzzeddin Mısri. Bizim göremediğimizi gördün. Biz normal insanları geçtin
Kızım, işgal mahkemeleri tarafından cihat ve direniş yolculuğum boyunca Siyonist düşmana karşı 118 operasyonu planlamak ve uygulamaktan yargılanıyorum. Hatta esir olup tutuklandıktan sonra meydana gelen birçok şehadet davasında benim de parmağım var gerekçesiyle prangalara vurulup dört defa soruşturmaya alındım.
Düşman Siyonist askerlere taş atanların sayısı yüzlerceydi. Askerlerin sayısı ise 12'yi geçmiyordu. Yüzlerce kişi 12 Siyonist askere taş atıyordu. Askerler tepelerin etrafını askerî ciplerle sarmışlardı. Ne kadar kuvvetli atarsa atsınlar taşlar askerlere ulaşmıyordu. Çünkü aralarındaki mesafe çok fazlaydı. Fakat Siyonist keskin nişancıların mermileri ise masum ve saf insanların bedenlerine ulaşıyordu. Bir asker hafif bir yara almadan onlarca insan yaralanıyor ve ölüyordu. Allah'a yemin ederim ki dürbünümle askerlerin, Filistinliler acı çekip ölürken gülüp, neşelendiklerini görüyordum. Akşam olunca gençler, aşırı yorgun, bitkin ve hâlsiz bir şekilde şehitlerini Rablerine uğurlayıp yaralıları gerekli yerlere ulaştırdıktan sonra yarın tekrar döneceklerine dair söz vererek evlerine gidiyorlardı.
Reklam