Eğer Talât olmasaydı İttihat ve Terakki olmazdı. Meşrutiyetten sonraki devre hakkında benim kat'i kanaatım budur. Talât, İttihat ve Terakki'nin kubbe taşı, çimentosu ve temeli idi. Onun bitmek tükenmek bilmeyen bir sabrı ve tahammülü vardı.
Hiçbir şey imkânsız değildir. Her şey düzelir elbette. Ama buna karar vermek ve düzeltmek için her şeyi göze alarak çalışmak lazımdır.
Barut gibi olmak, kurşun hızında olmak, bıçak gibi keskin bir iradeye sahip olmakla her şeyi düzeltmek mümkündür.
İşte bu yüzden bizleri zor görevler bekliyor. Biz geleceğiz, biz düzelteceğiz.
Vatanın kanayan yaralarına merhem olacağız.
Bu merhemi biz süreceğiz…
Ulusuna tarihinin en kötü döneminde üstün cesaret ve dehasıyla önderlik ederek bağımsız ve çağdaş bir toplum yaratan Atatürke düşmanlık, vatana ve ulusa düşmanlıktır. Bu davranış onun çok değer verdiği Cumhuriyeti korumakla görevli Silahlı Kuvvetler mensuplarından gelirse hiç şüphesiz ulusal değerlere saldırıdır ve değinildiği gibi, en tepeden en aşağıya kadar her rütbedeki sorumlu hesap vermelidir.