Spoiler içerebilir!!!!!!!
Aslında gayet bilindik bir hikaye işkolik,metropol kadını ve karşısında doğaya düşkün, cesur ve kadının sevdiği materyalist dünyadan uzak bir adam. Hikayeye gelecek olursam, hikayemiz kadının sadece ama sadece işini yapmasını talep etmesi üzerine ne alaka ya ben niye çalışıyorum diye ona öfkelenen asistanı ( asistanı ortağının ablasının kızı ) Daisy'yi lüks bir tatil yerine Amazon'da her türlü hayvanatın her türlü tehlikenin kucağına atmak için bir tur bulmasıyla başlar. Sonrasında işte çeşitli maceralar efendime söyleyeyim her türlü bela ve musibetin kızımızın başına gelmesi ve erkeğimizin onu kurtarmasıyla devam eden bir gidişat. Hikaye bilindik yazar ise daha bilindik. Okurken akıcı bir yeni yıl kitabı okuyorsunuz ama gelgelelim benim rahatsızlık duyduğum şeye. Öncelikle Daisy atletik bir karakter değil bunu her fırsatta dile getiriyor bir de dikiş dikemiyor. Bu bilgi ne işimize yaradı diyecek olanlara söyleyeyim bunlar kendini ailesine ait hissetmeme sebepleri tabi bunu bu şekilde söylemiyor kendisi iki abla ve iki erkek kardeşinin arasında kendisini dışlanmış hissediyor. Ben de ortanca çocuğum ve ortanca çocuk olmak ne biliyorum Daisy'nin derdini de anlıyorum ama kitapta bu durum çok temelsiz anlatılmış, onlar atletik futbol oynuyor ben oynayamıyorum onlar harika dikiş diker ben dikemiyorum diyor oysa Noel zamanı eve gelmiyor herkes üzülüyor, arayıp sormuyor yine herkes içerliyor kızı seviyorlar dümdüz ve kimse onu dışlamıyor ama o öyle hissediyor peki neden işte orasını bilmiyoruz tek söylediği ben atletik değilim ben onlar gibi değilim. Bir de kendisi dışında kardeşlerinin hepsi evli ve çocuklu, başlangıçta bu durumda onlara bu kadar erken evlendikleri için kızarken sonra iyi yapmışlar diyor sanki. Çünkü esas oğlumuzla tanışana kadar