...aşk artık bir ödev olmaya, hayatına karışmaya, gündelik işleri arasına girmeye ve taze renklerini yitirmeye başlamıştı. Belki bu sabah onun son pembe ışığını görmüştü, bundan sonra artık parlamayacak,sadece hayatını gizliden gizliye ısıtacaktı. Aşk, hayatın içinde kaybolacak,onun güçlü fakat gizli kaynağı olacak,basit,gündelik hale gelecekti. Şiir bitmiş, hikaye başlıyordu.
Tutku! Tutku yalnız şiirde, sahnede güzeldir; orada aktörler, hançerlerle, geniş mantolara bürünüp gezerler, öldürenler ölenlere birlikte gidip akşam yemeği yerler... Tutkuların sonu böyle gelse iyi ; oysa her sefer arkalarında duman ve yangın kokusu bırakıp giderler, mutluluk değil. İnsan onları hatırladıkça utanır ve saçlarını yolmak ister.