Deniz Ulaş Polat

Burjuvalar burjuvadır –çalışan sınıfın çıkarına.
Bu sosyalizmin ikinci, daha az sistemli, ama daha pratik bir biçimi şu ya da bu siyasi değişikliğin değil, sadece maddi yaşam koşullarında, iktisadi ilişkilerde bir değişikliğin ona yarar sağlayabileceğini kanıtlayarak işçi sınıfını her devrimci hareketten tiksindirmeye çalışmıştır. Ne var ki bu sosyalizmin maddi yaşam koşullarında değişiklikten anladığı asla burjuva üretim ilişkilerine son verilmesi, yani ancak bir devrimle mümkün olan bir son verme değil, yalnızca bu üretim ilişkilerinin temelleri üstünde olup biten, bir başka deyişle sermaye ile ücretli emek ilişkisine hiç ilişmeyen, olsa olsa burjuvazi için hâkimiyetinin maliyetini azaltan ve onun devlet bütçesini basitleştiren idari iyileştirmelerdir. Burjuva sosyalizmi en uygun ifadesini ancak tam bir söz sanatı olup çıktığı zaman bulur. Serbest ticaret! çalışan sınıfın çıkarına; koruyucu gümrükler! çalışan sınıfın çıkarına; hücre hapsi! çalışan sınıfın çıkarına; burjuva sosyalizminin son sözü, ciddi niyet taşıyan tek sözü budur. Burjuvazinin sosyalizminin özü tam da şu iddiadır: Burjuvalar burjuvadır –çalışan sınıfın çıkarına.
Sayfa 85·Kitabı okudu
Alıntı
Muhafazakâr Sosyalizm ya da Burjuva sosyalizmi
Burjuvazinin bir bölümü burjuva toplumunun varlığını sürdürmesini sağlamak için toplumsal bozukluklara çare bulmak ister. Buraya girenler: iktisatçılar, hayırseverler, insancıllar, emekçi sınıfların durumunu düzeltmeyi kendilerine iş edinenler, hayır işleri örgütleyicileri, hayvanları koruma derneği üyeleri, itidal ve kanaatkârlık derneği kurucuları, üçkâğıtçı reformcuların her türlüsü. Üstelik bu burjuva sosyalizminin tam bir sistem hâline getirildiği de olmuştur. Proudhon’un Philosophie de la misère’ini buna örnek gösterebiliriz. Sosyalist burjuvalar isterler ki hem modern yaşam koşullarının nimetlerinden yararlansınlar hem de bu koşulların kaçınılmaz sonucu olan mücadelelerden ve tehlikelerden uzak dursunlar. İsterler ki mevcut toplum sürsün, ama onu devrimcileştiren ve çözen unsurlar olmasın. Proletaryasız burjuvazi isterler. Burjuvazi doğal olarak kendisinin hâkim olduğu bir dünyayı dünyaların en iyisi sayar. Burjuva sosyalizmi bu avutucu tasarımı üzerinde çalışarak yarım ya da tam bir sistem hâline getirir. Proletaryayı bu sistemlerini gerçekleştirmeye davet ederken ve böylece dosdoğru yeni Kudüs’e kavuşmaya davet ederken aslında onun tek istediği proletaryanın bugünkü toplumun içinde kalması, ama onunla ilgili kinci tasarımlarından sıyrılmasıdır.
Sayfa 85·Kitabı okudu
Alıntı
Küçük Burjuva sosyalizmi
Modern uygarlığın geliştiği ülkelerde proletarya ile burjuvazi arasında yalpalayan ve burjuva toplumunun tamamlayıcı bir parçası olarak kendini durmadan yeni baştan oluşturan yeni bir küçük burjuvazi oluşmuştur. Ne var ki bu sınıfın mensupları rekabetin etkisiyle sürekli olarak proletaryanın içine savrulmakta, hatta büyük sanayi geliştikçe modern toplumun bağımsız bir parçası olarak tümüyle yok olacakları ve ticarette, manifaktürde, tarımda yerlerini ustabaşılara ve hizmetkârlara bırakacakları anın yaklaştığını görmektedirler. Köylü sınıfının nüfusun yarısından çok fazlasını meydana getirdiği Fransa gibi ülkelerde burjuvaziye karşı proletaryanın yanında saf tutan yazarların burjuva rejimini eleştirirken küçük burjuva ve küçük köylü ölçeğini kullanmaları ve işçilerden yana küçük burjuvazinin bakış açısıyla taraf olmaları doğaldı. Küçük burjuva sosyalizmi böyle doğdu. Yalnızca Fransa’da değil, İngiltere’de de bu edebiyatın başını Sismondi çekiyor.
Sayfa 80·Kitabı okudu
Alıntı
burjuvazinin elinden adım adım söküp almak
Proletarya siyasi hâkimiyetini tüm sermayeyi burjuvazinin elinden adım adım söküp almak, bütün üretim araçlarını devletin, yani hâkim sınıf olarak örgütlenmiş proletaryanın elinde merkezîleştirmek ve
Sayfa 76·Kitabı okudu
Alıntı
Komünist devrim geleneksel mülkiyet ilişkilerinden en köklü kopuştur; komünist devrimin gelişim seyrinin geleneksel fikirlerden en köklü kopuşu beraberinde getirmesine şaşmamak gerekir. Ama burjuvazinin komünizme olan itirazlarını bir yana bırakalım. Yukarıda gördüğümüz gibi işçi devriminde ilk adım proletaryayı hâkim sınıf durumuna yükseltmek, demokrasi savaşını kazanmaktır.
Sayfa 75·Kitabı okudu
Alıntı