Komünistler ayrıca vatanı, milliyeti ortadan kaldırmak
istemekle suçlanıyorlar. İşçilerin vatanı yoktur. Onlarda olmayan bir şeyi alamayız onlardan. Proletarya önce siyasi hâkimiyeti ele geçirmek, ulusal sınıf durumuna yükselmek, kendini ulus olarak kurmak zorunda olduğu ölçüde kendisi
de hâlâ ulusaldır, ama asla sözcüğün burjuva anlamında değil.
Bireyin birey tarafından sömürülmesi ortadan kaldırıldığı ölçüde bir ulusun başka bir ulusu sömürmesi de ortadan kaldırılmış olacaktır. Ulusun içindeki sınıfların
karşıtlığıyla birlikte ulusların birbirine beslediği düşmanlık da son bulacaktır.
Burjuva, karısını sırf bir üretim aracı olarak görür. Üretim araçlarının ortaklaşa kullanılacağını duyunca da pek doğal olarak ortaklaşalık kaderinin kadınların da başına geleceğinden başka bir sonuca varamaz. Söz konusu olanın tam da kadınların sırf birer üretim aracı olmaları konumunun ortadan kaldırılması olduğu
aklının ucundan bile geçmez burjuvanın.
Proleterler arasındaki bütün aile bağları büyük sanayinin sonucu olarak kopup parçalandıkça ve çocuklar basit birer ticari mal ve emek aracına dönüştükçe burjuvazinin aile ve eğitimden, ana baba ile çocukların sıcak ilişkisinden dem
vurması bir kat daha iğrençleşiyor
Siz çocukların ana babaları tarafından sömürülmesine
son vermek istemekle mi suçluyorsunuz bizi? Bu suç kabulümüzdür.
Ama, diyeceksiniz, ev eğitiminin yerine toplumsal eğitimi geçirmekle en sıcak ilişkileri yıkıyorsunuz. Peki, sizin eğitiminiz de toplumca belirlenmiş değil mi?
Onu da içerisinde eğitim yaptığınız toplumsal ilişkiler, toplumun okul vb. aracılığıyla yaptığı dolaysız ya da dolaylı müdahale belirlemiyor mu? Toplumun eğitimi etkilemesini Komünistler icat etmez; Komünistlerin yaptığı bu etkilemenin niteliğini değiştirmekten, eğitimi hâkim sınıfın nüfuzundan kurtarmaktan başka bir şey değildir.