Bir gün Önce odalarının loşluğunda ruhları yapayalnızken bir ân önce ölmek isteyenlere başkalarının saadeti, hayat sahneleri nasıl da yaşamayı özletiyor!
Son birkaç günüm adamakıllı ıstırap içinde geçti. İnsan vücudunun böylesine azap çekebileceğini bilmezdim doğrusu. Ah, geçmişteki hayatım! Bugün o hayatı iki kat ödüyorum.
Boyuna kan tükürüyorum. Ah, görsen halime pek üzülürsün. Sen sıcak bir gök altındasın, benim gibi dondurucu bir kış göğsüne çökmüş değil; ne mutlu sana!
Aşırı gayret ederek kendimi çabuk öldürmeyi umuyordum. Bu umduğum, çok kalmaz, gerçekleşir, sanırım. Sıhhatim gitgide bozuldu elbet. Prudence'yi senden af dilemek için gönderdiğim gün bedence de, ruhça da tamamiyle bitmiş durumdaydım.
Evime son gelişinde, şimdi oturduğu yere oturmuştu. Yalnız, o devirden beri, bir başkasının olmuştu. Dudaklarına benimkinden başka öpüşler dokunmuştu. Yine de elimde olmadan, dudaklarım uzanıyordu, anlıyordum ki bu kadını şimdiye kadar hiç bu derece sevmemiştim.