Marguerite'nin hâtırası her ân peşimden geliyordu. Bu kadını çok fazla sevmiştim, hâlâ da çok seviyordum, ansızın beni yüz üstü bırakamazdı. Ya onu sevmem, ya ondan nefret etmem gerekiyordu. Hele, ona karşı ne hissedersem edeyim, kendisini mutlaka, derhal görmem lâzımdı.