Herkes ayağının değdiği, gözünün gördüğü yeri binbir muhabbetle sürûr içinde seyrederken kendimi neden hep dünyayı hüzünlü bir pencere kenarında içli içli seyrederken buluyorum
Artık yaklaştım bu düzen tutar dediği her vakitte öyle günahlara dalıyor ki insan, o ayrılıktan sonra cesaret bulup da dizinin üzerinde tövbeler ederken yalnızca aciz bir kul olduğunu idrâk ediyor. Nefis günahsızlaşma iddiasında bulunduğu her vakitte acizliğimiz tüm çıplaklığıyla yüzümüze tokat gibi tekrar tekrar çarpılıyor. Sadece hatalarla dolu kul, köle ve bütün kötü sıfatlara layık olduğumuz hakikatini nefsimize vura vura öğretiyor Rahman olan. Başarının bizden değil yalnızca O'ndan cc. olduğunu, kibre kapılınca lezzeti elimizden nasıl alıvereceğini her seferinde gösteriyor. Kapıda bir geda olduğumuzu, her ân af dileyip kabul edilme beklediğimizi unuttuğumuz her ân nasıl da haykırıyor