Telaşlı hayatlarımızın içinde öyle kayboluruz ki bizi bir an bile terk etmeyen ensemizde vaktini bekleyen ölümü düşünmeyiz. Zaten insan unutmalarıyla meşhurdur. Nereden geldiğimizi, burada ne yapacağımızı ve nereye gittiğimizi hep unuturuz. İşte tam bu yüzden bize hakikati sürekli hatırlatacak hatırlatıcılara ihtiyaç duyarız. Bu kimi zaman değerli bir dost kimi zaman da kıymeti ölçülemeyecek bir kitaptır. İmam Gazali hazretleri tarafından kaleme alınmış bu eser varlığından ders almak isteyen ve yokluğu üzerine uzun uzun düşünmek isteyen herkesin başköşe eserleri arasında yer alacak mâhiyette. Ne kadar kaçsa da unutmaya çabalasa da insan, Allah'ın cc ölüm üzerine var ettiği mahluku olduğu hakikatini inkâr edemez. O hâlde insanı bekleyen ölüm nedir, ölüm esnasında, kabirde ve sonrasında başına gelecekler nelerdir? Düşündüğü kadar kolay mıdır yoksa derileri kavuracak kadar şiddetli midir bu hâl? Deve iğne deliğinden geçebilecek midir? Tüm bu sorular ve daha fazlasının cevabını kitapta bulmak mümkün. Kitap daha ilk sayfasında okuyucuyu etkisi altına alıyor ve sayfalar ilerledikçe aslında ölüm ve ötesi hakkında hiçbir şey bilmediğimizi anlıyoruz. Okunanlar kimi zaman dehşete düşürüyor kimi zaman sevinçle dolduruyor kalpleri. Kitap dört bölümden oluşuyor. İlk iki bölümde ölümün halleriyle ilgili konulardan adım adım bahsedilirken daha sonraki bölümler tefekkür gibi, nefis muhasebesi gibi insanı ölümün ve sonrasının şiddetinden kurtarıcı sıfatlardan oluşuyor. Bu da çaresiz kalan okuyucuya bir rehber oluşturuyor.