Başbakanlık'ta çalıştığım yıllarda hayranlıkla izlerdim Yunanlıların kamu diplomasi çabalarını, başarılı lobi ve etkileme faaliyetlerini.
Hedef seçtikleri ülkelerin hükümet üyelerini, parlamenterlerini, nüfuzlu basın mensuplarını, sanatçılarını genellikle yazları -tüm masraflarını üstlenerek- bazen aileleriyle birlikte adalara davet eder, mezeler, deniz mahsulleri, uzo, Yunan müziği eşliğinde kendi pozisyonlarını anlatırlardı.
Hatta bazen özel yatlarda bizim kıyılarımızın karşısına kadar yaklaşıp "Türk tehdidi" üzerine algıyı güçlendirmeye çalışırlardı. Sonra da bu insanları zamanı geldiğinde ve işlerine yarayacak şekilde kullanmakta usta idiler. Hâlâ da öyle olduklarından kuşku duymuyorum.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Margery'nin böylesi başarılı bir şirketi nasıl kurduğu ve bugüne kadar sürdürebildiğini sorduğumda verdiği şu cevap hiç aklımdan çıkmıyor: "Çok iyi bildiğim bir iş değil stratejik iletişim ama dünyanın en iyilerini etrafıma topladım ve çok iyi ücret ödedim. Gerisi geldi doğal olarak. O insanlar hem iş getirdiler hem de gelen işin icrasını en iyi şekilde yaptılar. Böyle büyüdük ve piyasada itibarımız sağlam zemine oturdu."