Timur, Allah'tan başkasından korkmayan ve çok sert bir kişi olan Hoca Abdulevvel'den çekinirdi. Abdulevvel sohbet sırasında kendisine "Hayır, ya Emir! Sen sus, ben konuşacağım!" bile derdi. Yine bir gün Timur "Zekat nasıl verilir?" diye sorduğunda, Abdulevvel "Sana zekat vermek düşmez, çünkü sana farz olan şey, gasp etmiş olduğun haram malları sahiplerine geri vermendir. Herkese hakkını geri verince sana hiçbir şey kalmaz ve fakir olursun. Böylece sana, zekat almak ve insanlara el açmak caiz olur" diye cevap verince, Timur hiçbir cevap verememişti. Yani, Timur için her ne kadar Cengiz yasaları İslam yasalarından, diğer bir deyişle şeriattan daha önce gelse de Timur tamamen Müslümanlıktan uzak bir kişi değildi. Din adamlarına saygıda kusur etmez ve onların nasihatlerini dinlerdi. Ama bir yandan da İslam dinini kendi siyasi amaçları için iyi bir şekilde kullanır ve yaptıklarına dini bir meşruluk verirdi.