Gökhan UÇAR

Gökhan UÇAR
@Defender
Kitap - Dolma Kalem - Keman - El Yazısı
Uluslararası İlişkiler
Eskişehir
208 okur puanı
Nisan 2017 tarihinde katıldı
Muharebe öncesi müneccimleri ona hücum için şartların uygun olmadığını söylemeleri üzerine o "Ne sürur, ne keder, ne saadet ne de felaket yıldızların hükmüne tabii değil ancak semai isimlerin ve insanların haliki olan Allah'ın takdirine bağlı" demiş ve yıldızların durumları ve yaklaşmalarına asla ehemmiyet vermeyip gereken tedbirleri hakkıyla aldıktan sonra planladığını gerçekleştirmede bir an bile tereddüt etmeyeceğini söylemiştir.
Sayfa 108
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
1397 - 1398 Hindistan seferi sırasında atları Hint ordusundaki fillerden ürken ve ordusu yenilmek üzere olan Timur, hemen dehasını konuşturup üçgen şeklinde demirden çatallar yaptırıp bunları geceleyin fillerin yolu üzerine attırır, sabah olup savaş düzeni alınınca askerlerine geri çekilmelerini emreder, düşman askerleri onları takibe başlar ve demir çatalların atıldığı bölgeye gelince bu çatallara basan filler acıdan ürküp geriye dönerek kendi adamlarını ezerler ve onların yenilmelerine neden olurlar.
Sayfa 57
Eşi ve benzeri görülmeyen bir cesaret ve azme sahip olan Timur cesur ve kahraman kişileri severdi. Heybetli bir kahraman ve büyük bir savaşçıydı. Ölümden asla korkmaz ve daima ordusunun önünde giderdi. Ansızın bir saldırıya uğradığı zaman sanki böyle bir saldırıyı bekliyormuş gibi derhal karşı koyardı. Timur harp hilelerini herkesten iyi bilir, düşmanları bu yüzden kendisinden çok çekinirdi. Bu özelliği sayesinde en muhkem kale ve şehirleri hemen fetheder, en güçlü orduları kolaylıkla mağlup ederdi.
Sayfa 56
Yanındaki beyler ve devlet adamlarına hitaben, "Bu iş bana acayip geliyor. Eski padişah ve meliklerin ellerinde bu kadar güç ve kudret olduğu halde Müslüman olmayan Gürcülere memleketin ortasında, saltanat iddiasında bulunacak kadar kudret vermişler. O halde Müslümanlık ve dindarlık nerede kaldı? Puta tapanlar bile bu putlar kendilerine yardım edemeyeceği halde, kendi dinlerinin aleyhinde bulunanları yok etmek için çalışırlar. Müslümanlar, Tanrı'nın kendilerine yardım edeceğine dair vaadine rağmen, bu kâfirleri neden hükümdarlıkta bıraktılar? Onlardan sağlanan küçük bir menfaat için neden böyle bir harekette bulundular? Şimdi hükümdarlık bize geçmiştir. İslam dünyasını onların kötülüklerinden kurtarmak için bu işi bizim yapmamız gerekir" diyerek Gürcüler üzerine yürüyen Timur, Tiflis Kalesi ve civarını kuşatma altına aldı.
Sayfa 42
Timur'un gazabından oluşan aşina totemler kentin her tarafında, birer ölüm halesi gibi dikildiler. Kentteki kanlı katliamdan kısa bir süre sonra kentin bir yarısını gezen tarihçi Hafız Ebru, her biri bin beş yüz kafadan oluşan yirmi sekiz kule saymıştı.
Sayfa 20