Okurken duygularımın karman çorman olduğu, çok üzüldüğüm bir kitaptı.
Ölüm-Habercisi, gece yarısı insanları arayıp 24 saat içinde öleceklerini bildirir. 5 Eylül 2017 tarihinde Mateo ve Rufus isimli iki genç bu telefonu alırlar. Hayatını korkularından dolayı dolu dolu yaşayamamış olan Mateo, Son Arkadaş adlı uygulamadan son günü için kendine arkadaş arar. Eski kız arkadaşının yeni sevgilisini döverken bu telefonu alan, ailesini kaybettikten sonra kendi hayatıyla boğuşan ve suçluluk duygusu içinde yaşayan Rufus ise polislerden kaçmaktan yorulduğu sırada bu uygulamayı edinir ve kendine Son Arkadaş profili açar. Mateo kendisine gelen mesajlarla ilgilenirken tesadüfen karşısına Rufus’un profili çıkar ve Rufus’a bir mesaj yazar. Böylece sonrasında aşka dönüşecek olan son gün arkadaşlıkları başlar.
Rufus Mateo’nun son gününü yaşaması için onu evden çıkarmayı başarır. Mateo, Rufus’un yeniden kendisi olmasına yardımcı olur. Birlikte korkularını yenerler. Birlikte son günlerini, birbirlerinin sayelerinde hayatları olmuş son günlerini yaşarlar.
Bu kitap yazardan okuduğum ikinci kitaptı. Çok çok beğendiğim bir kitap oldu. Kitabın dili çok güzeldi, çok akıcıydı. Yazar kitaptaki çaresizlik duygusunu çok güzel yansıtmıştı. Okurken duygularım karman çorman oldu, ne hissedeceğimi, ne hissetmem gerektiğini bilemedim. Kitabın sonunda daha çok ağlamayı bekliyordum, ama kilitlendim, ağlayamadım. Kitabın son cümlesine uzun uzun baktım. Aslında kitap ismiyle size en büyük spoiler’ı veriyor, fakat bu kitaptaki hiçbir duyguya engel olmuyor. Mateo ve Rufus… Adeta birbirleri için yaratılmış iki insan. Keşke birlikte geçirecekleri daha fazla zamanları, yaratacakları daha fazla anıları olsaydı. :(