Durmuş bir saat gibisiniz, zamanla ilişkiniz bitmiş. Bir ceketle ya da bir gömlekle uzun süre önce iliklenmiş ve bir daha açılmamış bir düğme gibisiniz.
Söndü mü yoksa içinizdeki o büyük yangın, dışarıya vuran bir alameti kalmamış. Ayakta eskimişsiniz sanki, adımlarınızın canın kalmamış. Gideceği yeri bilmez gibi yürüyorsunuz her yolu.
Yüzünüzde geçen Eylül 'den bir şeyler kalmış. Bakışlarınızda o eski içe işleyen ışıltı yok. Solgunsunuz sahaftan alınmış bir kitap gibi... Seferini kaçırmış bir göçmen kuşu gibi..