Değer Yılmaz

7/10
·256 syf.··
2021 14. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2021 06:11
İlk basımını Fransız yazar Maurice Leblanc'ın 1909 yılında yayımladığı Oyuk İğne'nin sürükleyici bir temposu var. Olay tam çözüldü derken, ancak kitabın arda kalan sayfalarının kalınlığından henüz çözüme kavuşmadığını anlayabiliyoruz. Yazar, kitabında tarihi olayları da akışa dahil ederek okuyucunun merakını katlı olarak cezbediyor. Ayrıca Sherlock Holmes karakterinin de kitaba konuk olması, yazarın kurgulamadaki gücünü gösteriyor. Tarihi olayların polisiye veya bilim kurgu türlerinde yer alması her zaman için ilgimi çeken bir konudur. Onca medeniyet görmüş bir ülkenin evladı olarak bu konuda gerekli reklamı yapmadığımızı düşünüyorum. Bir kitap incelemesinde başka bir kitaptan bahsetmek doğru değil belki ama son zamanlarda okuduğum Azra Kohen'in Gör Beni adlı kitabı bu bakımdan doyurucu bir kitap. Tarihi olaylar ispatlı bir şekilde hikayelerin arasında iyi kurgulanmış bir biçimde okuyucuya sunulmuş. Neyse gelelim Oyuk İğne'ye. Yazarın kurgusu, akıcı anlatımı çok iyi. Olay geçişlerinde bazen hızlı bir geçiş yaptığını düşündüğüm zamanlar oldu. Hayal gücü kesinlikle etkileyici. Televizyonun icat olmadığı yıllarda ve esas savaşların ortaya çıkmadığı bir dönemde kaleme alınmış. O dönemlerdeki yazarların hayal gücünün daha sınırsız olduğunu düşünüyorum. Bir başka kitap örneği daha verecek olursam, aynı ülkenin kıymetlisi Jules Vernes de Aya Seyahat'i Maurice Leblanc 1 yaşında iken ortaya çıkarmış. Bu eserlerin sonraki kuşaklara büyük kapılar açtığı aşikar. Özetleyecek olursam, Oyuk İğne okuyucuya başka kapılar da açarak, okuyucunun değişik konulara merakını yönlendirebilen sürükleyici bir kitap. Kendini tekrar eden sadece suretlerin farklı olduğu dizilerin yerine tercih edilmesi gereken okunası bir kitap.
Arsen Lüpen - Oyuk İğneMaurice Leblanc · Ren Kitap · 20212,100 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·574 syf.··
2021 13. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2021 13:14
Kitap Hırsızı, anlatım tarzı ve kurgusu ile ilginç, sürükleyici bir roman. Avustralyalı yazar Markus Zusak bence genç sayılabilecek bir yaşta, iyi bir iş çıkarmış. Okuyucuyu kitabın kahramanı Liesel ile birlikte güldürüp, birlikte ağlatmayı başarmış. Ayrıca ölüm gibi korkulası bir temanın ne kadar da gerçekçi olduğunu gözler önüne seriyor. Savaşın geçtiği yıllarda, Nazi partisinin doğduğu Alman şehrindeki bir mahallede yaşayan insanların hikayelerine tanık olmamızı sağlamış. Çaresizliğin, yoksulluğun; paylaşıma, iyiliğe engel olamayacağını, bir iyiliğin insanlar üzerinde ne kadar etkili ve ebedi olabileceğini basit, yalın bir dille anlatıyor. Zamanlar arasındaki geçişi ustalıkla kullanması, olmuş bir olay hakkında okuyucuya ön bilgi verip, olayın iç yüzünü ve esas hikayeyi sonrasında detayları ile anlatması okuyucunun içerisindeki merağın uyanmasına, ardından okuyucunun bu olayı hiçbir soruya yer bırakmadan öğrenmesi ve merağını gidermesi; okuyucuda küçük ödülleri elde etme etkisi ile bir zafer kazanma hissi oluşturuyor. Zamanın ana boyutunu kaçırmadan, bir savaşın başlangıcından son anına kadar insanlar üzerinde etkisi hissedilebiliyor kitapta. Adeta hayatta kalmanın bir pamuk ipliğine bağlı olduğu bir dönemde mücadele veren Liesel'in hikayesini kaçırmayın derim.
Kitap HırsızıMarkus Zusak · Martı Kitabevi · 201214,5bin okunma