—Güçlü olmayı neden bu kadar çok istiyorsun?
—Elbette herkes gibi, varlığımı sürdürmek için.
—Senin yaptığın bir tür tahnitçilik. Güç ancak ölüleri korur.
Senin o silik şahsiyetinle sözlerin arasında bir bağ kurmakta zorluk çekiyorum. Hem küstahsın hem de alçak gönüllü. Hem güçsüzsün hem de ne olduğunu henüz bilemediğim bir üstünlük taşıyorsun.
Bu duyguyu tanımlamak güçtü. Sevgiyle nefret arası bir şey, belki de her ikisiydi. Ama herhalde en doğrusu, insanoğlunun o güne kadar hissettiği bütün duyguların bir karışımı, bir çamuruydu.