Yetişkin ve yaşlı kuşağın gençler üzerindeki manevi otoritesinin zayıflaması ve silinmesi sonucu yaşlılar "değersiz” olarak görülmektedir. Bu da onlar tarafından gençlere geleneksel değerlerin aktarılmasını engellemekle kalmamakta, yaşlıların geleneksel değerlerin sembolü (modeli) olarak görülmelerinden dolayı, onların temsil ettikleri değerleri de değersiz hale getirmekte, böylece yabancılaşma çok daha etkili bir durum almaktadır. Gençler çoğu zaman aile ve akraba ilişkilerinden kopuk dar bir arkadaş çevresi içerisinde hayatlarını sürdürmektedirler.
İletişim biçimi ve içerikleri sürekli olarak gelişmekte, farklılaşmakta ve gelecek için öngörülerde bulunulamayacak kadar hızlı değişmektedir. Bu sebeple gençlerle iletişim kurabilmek için yeni bir dile, hatta sürekli yenilenmesi gereken bir dile ihtiyaç duyulmaktadır