Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tanrı’yı korktukları için sevenler, insanların en bayağılarıdır. Bunlar, Tanrı’ya ceza korkusu ile tapmaktadırlar. Yürekte korku olduğu sürece sevgi nasıl olabilir? Sevgi, bütün korkuyu yok eder. Seven bir ana, çocuğunu tehdit eden tehlikeye atılmaktan çekinmez; seven bir insan sevdiklerini kurtarmak için hayatını vermekten kaçınmaz. Korku, insanın kendini evrenden koparmak bencil düşüncesinden doğar.
Tam göğsünüzün ortasında bir yeriniz acıyacak..
Evinizin sizi içine sığdırmayacak kadar dar olduğunu fark edeceksiniz…
Sokağa fırlayacaksınız…
Sokaklar dar gelecek…
Tıpkı vücudunuzun yüreğinize dar geldiği gibi…
Ne denizin mavisi açacak içinizi, ne pırıl pırıl gökyüzü…
Kendinizi taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksiniz..
Birileri size bir şeyler anlatacak durmadan…
“Önemli olan sağlık.”
“Boşver,her şey unutulur.”
Siz hiçbirini duymayacaksınız…
Göz yaşlarından etrafı göremez hale geleceksiniz.
O’ndan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksiniz…
Hep ondan bahsetmek isteyeceksiniz…
“Ölüme çare bulundu” ya da “yarın kıyamet kopacakmış” deseler başınızı kaldırıp “ne dedin” diye sormayacaksınız…
Yalnız kalmak isteyeceksiniz…
Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak…
İkisi de yetmeyecek
Geçmişi düşüneceksiniz… neredeyse dakika dakika…
Ama kötüleri atlayarak…
Onunla geçtiğiniz yerlerden geçmek isteyeceksiniz…gittiğiniz yerlere gitmek…
Bu size hiç iyi gelmeyecek… ama bile bile yapacaksınız.
Biri size içinizdeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksınız… aslında kurtulmak istediğiniz halde, o acıyı yaşamak İçin direneceksiniz.
Hayatınızın geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksiniz…
Aksini iddia edenlerden nefret edeceksiniz…
Herkesi ona benzetip…
Kimseyi onun yerine koyamayacaksınız…
Hiçbir şey oyalamayacak sizi…
İlaçlara sığınacaksınız… birkaç saat kafanızı bulandıran ama asla onu unutturmayan… sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren…
Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek… Boğazınız düğümlenecek, dinleyemeyeceksiniz…