Deniiz

Deniiz
@Demedimmi
Rindâne...
Puan vermedi
Mehmet Akif Ersoy… Geçmişe dönüp baktığımda, eğer onunla aynı dönemde yaşasaydım, dostluğunu kazanmak için çabalayacağım nadide insanlardan biri olurdu. Öylesine bir karakter bir daha gelmez. Benim gözümde, onunla birlikte yürümek, onun sessizliğini dinlemek bile yeterdi. Safahat’ı okumak için geç kaldığımı düşünüyordum. Ama okumaya başladığımda fark ettim ki, lisede ya da üniversitede okusam belki bu kadar derinden etkilenmezdim. Akif’in yazdığı her mısra, başlı başına bir şiir gibi. Ne kendisinden önceki, ne de sonraki dizeye bağımlı. Her mısranın, her kelimenin ayrı bir ruhu, bir karakteri, bir hikâyesi var. Özellikle Dördüncü ve Beşinci Safahat’ta bazı mısralara öyle takıldım ki, kaç kez okusam da aklımdan çıkmadı. Bazen sadece bir dizede kalakaldım. Kitap bitti belki ama zihnimde uzun bir süre daha bitmeyecek gibi. Ve artık ben, ne zaman bir şiir okumak ya da dinlemek istesem, önce Safahat’a döneceğim. Önce onu okuyacağım, sonra diğer şiirleri onunla kıyaslayacağım. Çünkü artık ölçüm o.
SafahatMehmet Âkif Ersoy · Beyan Yayıncılık · 20077,5bin okunma
Reklam
Puan vermedi·448 syf.··
2025 14. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2025 23:57
Neyzen Tevfik ile ilk tanışmam üniversite yıllarında oldu. Bir arkadaşım, Neyzen’e ait olduğunu iddia ettiği bir şiiri dinletmişti. Şiir oldukça argo ve küfürlüydü; bu yüzden üstünde bile düşünmeden,
Tercüme-i HalimNeyzen Tevfik · Broy Yayınları · 199827 okunma
Puan vermedi·95 syf.··
2025 19. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2025 22:18
Öncelikle kendime sitem ederek başlamak istiyorum: Daha önce neden Ferit Edgü ile tanışmadım? Türk yazarlara karşı her zaman biraz önyargılı olmuşumdur. Açıkça söylemem gerekirse, çoğu zaman bilinçli şekilde okumamayı tercih etmişim. Fakat kendi kültürünü, kendi sanatçılarını tanımadan yabancı kültürlere yönelmenin büyük bir hata olduğunu fark ettim. Bu düşünceyle artık aylık okuma planıma Türk yazarları da dahil etmeye, hatta mümkünse sadece Türk yazarlardan okumaya karar verdim. Bu ayki planımda yazara ait iki tane kitap vardı ve her iki kitabın da üslubu beni adeta mest etti. Anlamaktan çok, kelimelerin akıcılığına kapılıp gitmenin tadını çıkardım. Bazı sayfaları defalarca okudum; çünkü anlatım o kadar güçlü ve etkileyiciydi ki... Ferit Edgü’nün Van Gogh’un Yüzyıl Sonra adlı kitabında ise yazıyla resmin nasıl buluşabileceğine tanık oldum. Bir sanat dalının, başka bir sanatı bu denli güçlü bir şekilde anlatabilmesi beni derinden etkiledi. Van Gogh’un hayatını okura hissettirerek anlatmak, ancak böyle bir üslupla mümkün olurdu. Belki de yıllar sonra hak ettiği değeri gören Van Gogh’a, bu kitapla bir teşekkür daha sunulmuş gibi hissediyorum... Ve bu teşekkür, bence çok yerinde.
Van Gogh - Yüz Yıl SonraFerit Edgü · Sel Yayıncılık · 2011183 okunma