Fakat bizim acılarımız nedense hapsedilmeye mahkumdur. Onlar, dinlenilmesi sadede tesadüfe bağlı birkaç türküde yaşıyor...
Bugünkü nesil ortadan çekilince belki onlar da kaybolacak.
Yemen, Anadolu’nun çektiği acıların bir parçası hatta en küçüğüdür.
Her mecliste, yol üstünde bırakılmış ihtiyarların, süt emen çocuğunun ayak altında ezilmiş parçalarını kundaklayarak ninni söyleye söyleye yola koyulan annelerin, sahibinin göğsünü başına dayayıp ölen cins atların hatırası diriliyor, kaybolan çarşı, yıkılan şehir, bozulan ev, birdenbire sulu çekilmiş bir nehir gibi ortadan silinen bütün bir hayat dinmeyen yaralar gibi kanıyordu.
Ankara Kalesi bu akşam saatinde bana bir milletin, tarihinin ne kadar uzun olursa olsun, birkaç ana vak’anın etrafında dönüp dolaştığı, birkaç mübarek rüyaya, yaratıcı hamlenin ta kendisi olan bir inanın devamına bağlı olduğunu bir kere daha öğretti.