Vücuttaki her bir hücrenin kalbin frekansına göre attığı gibi, etrafındaki herkesin senin frekansına ve enerjine göre hareket edeceğini anlamalısın. Tıpkı kalbin her bir hücreye enerji pompaladığı gibi, sen de ekibinin her üyesine pozitif enerjini ve coşkunu yaymalısın. Ekibine bilhassa bunu öğret.
İnsanlar her zaman seni ve sendeki enerjiyi satın alırlar. Basit gerçek şu ki, sen heyecanlı olduğunda, insanlar da otobüsün nereye gideceği konusunda heyecanlanırlar ve bu coşku, onların otobüsüne binmesini ve orada kalmalarını sağlar.
Marty bir kez daha otobüsün arka tarafından seslendi; “Coşku, yunanca Enthos sözcüğünden gelir ve ‘ilham almış’ ya da ‘ilâhi bir güçle dolmuş’ anlamına gelir.”
Joy, “3 metre uzaklıktan, beyinden 5 bin kat daha güçlü!” diye haykırdı. “Bu demek oluyor ki, günün her dakikası pozitif ve negatif enerjimizi, kalbimiz aracılığıyla etrafa yayıyoruz ve insanlar da bu sinyali topluyor ve alıyorlar.”
Marty, bilgisayarını kaldırarak ekranı George’a gösterdi. Ekranda şunlar yazılıydı:
• Kalp, duygusal bir kılavuz olarak görev yapar ve kalbin elektromanyetik alanı aracılığıyla hissettiklerinin, vücudundaki her bir hücreye yayılmasını sağlar; bu enerji alanı, 1,5 ila 3 metre uzaklığa kadar fark edilebilir.
• Kalbin elektromanyetik alanı, beyinden 5 bin kat daha güçlüdür.