Maddiyata, hırslara ve beklentilere bağımlı olmayı bıraktığımız an, dünyanın yükü omuzlarımızdan kalkar ve hayatı tüm güzelliğiyle gerçekten yaşamaya başlarız. "
Aliya bu çarpıcı tespitiyle, insanın sadece biyolojik ihtiyaçları (ekmek, barınma, maddi konfor) doyurularak mutlu edilemeyeceğini; ruhun, anlamın, inancın ve özgürlüğün insan hayatı için en az ekmek kadar hayati olduğunu hatırlatıyor.