Her ömrün bir kokusu var..........Tıpkı sine kokusu gibi, o da yapay olamaz çünkü.İbn Arabi, 'söz nefestir,nefes de kokunun aynıdır.'der: 'Nefes,nutuk sûretinde ne ile zâhir oluyorsa, ona göre ağızdan iyi ve ya kötü olarak çıkar.Fakat nefes,ilahi olduğu cihetle hepsi iyi ve güzeldir.Ancak beğenilmesi ve hoşa gitmemesi bakımından güzel ve çirkin olur.'
İnsanın içine doğru,zihninden kalbine düşey bir eksenle dalıveriyor şüphe......Bize 'içeriden' isabet ediyor.Bazen olumlu bir açılışla hayrına oluyor kişinin. Kendi hakikatine yaklaştırıyor onu. Bazen de kendisini perde kılıyor.
Haklı olanın vicdanı affedici olmaya,alttan almaya, karşısındakinin hatasını örtmeye, idare etmeye, suskunluğa daha eğilimlidir.Oysa biz haksızmışız gibi bağıra çağıra,haklılığımızın altını çize çize, göze soka soka kanıtlamaya çalışıyoruz.Haddi aştıkça, hudutları da çiğniyoruz.Hayatın ince ruhu içeri kaçıyor.