Bazen tek bir gemi bile savaşların stratejisini etkiler. İkinci Dünya Savaşı’nda Almanya’nın inşa ettiği Bismarck muharebe gemisi, 27 Mayıs 1941 günü Atlantik’te ilk seferinde İngiliz donanması tarafından batırıldı. Kardeşi olan Tirpitz muharebe gemisi Atlantik’e çıkmadı. Tirpitz, Norveç fiyortlarında uçaklarca batırıldığı 12 Kasım 1944’e kadar İngiliz Atlantik Filosunu senelerce kendine angaje ederek meşgul etti. W. Churchill hatıralarında bu durumu “deniz savaşının stratejisi bir dönem sadece bir gemiye yönelmişti,” diye açıklar.
Deniz, zayıflığı af etmez.⁶⁰⁴ Deniz Kuvveti diğer kuvvetlere göre daha çabuk yıkma-imhaya uğrayan bir kuvvettir. 4 Haziran 1942 günü Midway Adası yakınlarında sabahtan akşama kadar yapılan çatışmalarda Japonların 4 uçak gemisi, 3 Amerikan uçak gemisince batırılmıştı. 1920’lerden beri maddi ve manevi bir çok fedakârlıkla geliştirilen Japon uçak gemisi kuvveti, bir taktiksel hata ile birkaç saat içinde etkisiz hale gelmiş, yürürlükteki Japon stratejik planları anlamsızlaşmış, stratejik taarruz durmuş ve savunma karakterli planlar yapılması gereği ortaya çıkmıştı. Deniz harekâtı planlayıcıları, donanmaların ne kadar görkemli olursa olsun bir anda yok olabileceğini bilmeli, ellerini de çekingen tutmayarak (aksi halde donanma varlığı anlamsızlaşacaktır) basiretli olmak zorundadırlar.
Askerî “Kuvvet”, devletlerin kaderini etkiler. Yunanlıların Averof isimli bir tek zırhlı kruvazörü, Ege Adalarının Osmanlı Devletinin elinden alınmasında en önemli rolü oynamıştır. Bu gerçeği unutmadan; “Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı öncesi parasını ödediği iki muharebe gemisini İngiltere’den alsaydı tarih nasıl değişirdi?” sorusunu sormak ve bunun cevabını araştırmak özellikle deniz kuvvetinin önemini açıklamak için yararlı olacaktır. Sadece bu iki gemi belki tüm 20. yüzyıl tarihini değiştirmişti.