Kadınlar, erkekler, yaşlılar, çocuklar, dahi bebelerin ardında zamanın yarası kanar durur. Yaşamın koşturmasıcası içinde her şeyi unutulmuş sanırsın. Unutuldu ve kabuk bağlamış bir yaraya dönüştü sanırsın. Oysa geçip giden bir şey yok. Hatıralar, tüm canlılığıyla heryerdeler. Görülmeyi, dokunmayı bekliyorlar. Yara ancak görüldüğünde, hatırlandığında, sevgiyle el uzatıldığında kapanır.  Görülmedikçe öylece kanar durur. Bu sızıntılar, sadece yaranın oluştuğu şehrin topraklarında, insanların da kalmaz. Yeryüzüne dağılır, o şehrin insanları nereye giderse gitsin ardından sürükleyip götürür. Hiç kimse kurtulamayacak bu sızıdan, hiç kimse…