Sevdiğin birisini kaybettiğini düşünmek gerçekten çok kötü bir duygu.
Ölüm dışında gerçekleşen kayıpların nasıl bir his olduğunu şu cümle kadar iyi ifade edene rastlamadım:
Ayrılık ölümden beter.
Var ama yok.
Orada duruyor işte, senin dışında akıyor her şey ama yok aslında.
Onunlasın ama onunla değilsin.
Derler ya ölse mezarına gidip sarılır, ağlarsın, elinden hiçbir şey gelmez. Ama nefes alıyor, gülüyor, konuşuyor, seninle yaptığı her şeyi yapıyor ama senin varlığın yok, sen bihabersin. Sen bi’ çaresin. Annen, baban, kardeşin, sevgilin, arkadaşın; ölüm değilse ayıran ayrılık seni içine çeken ateş haline gelir.
Güzel tarif edilmiş bir his…
Sanki volkanik dağ görünümlü tepeler arasında geziniyormuşum da aniden yerin titrediğini ve yarıldığını görmüşüm gibi beni korkutan ve titreten bir şey; beni zaman zaman hareketsiz bırakan, yüreğimi sızlatan ama sinirlerimi tam felç etmeyen bir şey. Bu duygudan kaçmak yerine sadece cesaret etmeyi, onu hissetmeyi istiyordum.