Zeynep Deniz Aslan

Bir Kuşak-bir Yol projesi ve Kaşgar
Doğu Türkistan, Çin'in orta Asya'ya açılan kapısı ve batı istikameti ile ana kara bağlantısını oluşturuyor. Çin'in tüm petrol rezervlerinin %30'unun, doğalgaz rezervlerinin %34'ünün ve kömür rezervlerinin yüzde kırkının bölgede bulunması da Doğu Türkistanı "vazgeçilmez" kalıyor
Sayfa 114·Kitabı okuyor
Reklam
Çok değil bir gün bundan sadece 10 sene önce Kaşgar'daki bütün camilerin kapatılacağı, cemaatle namazın yasaklanacağı, ezanların susturulacağını, bir vakitler Müslüman halkın ve ilim ehlinin adımladığı caddelerden birinin içkiye ve Çince müziğe tahsis edileceğini hiç kimse aklına bile getiremezdi.
Pilavcıdaki o detay
Ham Pazar'ında etli pilavını çok sevdiğimiz bir dükkana girmiştik nokta siparişimiz hazırlanırken Ben de dükkanın önüne çıkıp video çekmeye başladım. Bir Uygur kadın, tezgahın önünde elinde bir satır almış et doğuruyordu. Etrafındaki kalabalıkta beraber, güzel bir sahne oluşturmuştu.Videosunu çekip arşivleme kaydettim. İstanbul'a döndükten sonra Kaşgar'da çektiğim fotoğraf ve videolara tekrar bakarken, o karede şok edici bir detay ile karşılaştım: Kadıncağızın et doğradığı satır, zincire benzer kalın bir halatla tezgaha bağlıydı (sonradan izlediğim çok sayıda blogger ve seyyah videosunda da, bütün bıçak ve satırlar aynı şekilde zincirliydi). hasbelkadar müsaade edilen kesici aletlerle ilgili "Güvenlik"tedbirlerinin zorunlu olduğunu gösteriyordu. Sanki her bir Uygur, eline geçirdiği satırla sokakta çinlilere saldırmaya hazırlanıyormuş gibi... Bunlara ilaveten, Uygurların evlerinde "normalden fazla"yiyecek depolaması yasaklanmıştı. Normal veya anormalin ölçüsünü doğrudan Çin hükümetinin belirlediğini söylemeye gerek yok sanırım. Ayrıca hiçbir Uygur,"mantıklı bir gerekçe olmaksızın"dambıl ve ağırlık setleri, harita, pusula, teleskop, uzun halat ve çadır satın almayı hakkına sahip değildi. Tüm bunların alınması bir gün satılması veya kullanılması, bir dizi resmi prosedüre bağlanmıştı. Yasak listesine konulan malzemelerin edinilmesi, Çin devleti tarafından"ayaklanma hazırlığı"şeklinde değerlendiriliyordu.
Sayfa 106·Kitabı okuyor
Namaz bir Radikallik Alameti
Çin polisi tarafından gözaltına alınan, tutuklanan veya eğitim kamplarında tutulan çok sayıda Uygur'un tanıklığı Birgül namazın bir suç şeklinde algılandığı ortaya koyuyor. Konuyla alakalı yaptığım okumalarda, karşıma çok absürt inanılması güç ama aynı derecede hazin ve trajik örnekler çıktı nokta mesela onlardan birinde, suç işlemediği halde gözaltına alınan bir Uygur, ifadesi sırasında polisin kendisine şu teklifi yaptığını anlatıyordu: bize yakın çevrenden, bizzat tanıdığım, günde 5 vakit düzen namaz kılan birkaç kişinin ismini ver, seni serbest bırakalım!" Doğu türkistan'a bizzat gelmeseydin Birgül camileri kapalı görmeseydim birgül'ü ezanların susturulduğunu yaşayarak öğrenmeseydin, bu türden şahitlikleri en azından "münferit örnekler" diye bakabilirdim. Oysa Gulca'da geçirdiğim zaman, bana, Çin'in Doğu Türkistan'da İslam'ın bütün sosyal ve zahiri tezahürlerine sistematik bir savaş açtığını bütün çıplaklığıyla gösterdi.
Sayfa 84·Kitabı okuyor
Uygur Edebiyatının yakın tarihteki önemli isimlerinden Lütfullah Muttalib'in kabrinin Çin yönetimi tarafından yok edilmeden önceki görüntüsü.
Reklam