"Onun kapının önündeki o haline bakıp,başkalarının acısını kendi acısına dönüştürdüğünü düşünmüştüm. Bütün ölümleri tek bir ölüme dönüştürüyordu,en yakınının en sevdiğinin ölümüne."
Her şey olup bittikten sonra neden bir de rüya görürüz? Karmaşanın,keşmekeşin,hayatın yorucu zenginliğinin içinde eksik kalan nedir ki, uykunun kuytusunda illa ki tamamlanması gerekir?
Her şeyin geçip gittiğine,yaşadıklarımızın geçmişte kaldığına kim inandırabilirdi bizi? Anılarımızı avuç dolusu gibi her sabah yüzümüze çarpmanın işe yaramayacağına kim inandırabilir?