Almanya artık 19. asırdaki icatçı, inatçı mühendislerinin yükselttiği bir sanayi ülkesi değil. Yaşlı nüfuslu, ama halen nitelikli teknisyenlerin sürüklediği, bazı dallarda rakipsiz bir sanayi devi... Zenginlik, sosyal demokrat politikaların bir asrı geçmesi nedeniyle (Nasyonal Sosyalizm de demokrasisiz olarak bu politikaları sürükledi) dengeli biçimde dağılmış. Almanya'da çalışan insanlar her zaman kendinden emin; ama işini kaybedeceğini hissederse de saldırgan ve totaliter idareye meyyal. Nazizm'i işsizler ordusunun değil, işini kaybetmekten korkan küçük burjuvalar ordusunun destekleyip iktidara getirdiği tarihi bir gerçek.
1973 seçimlerinden sonra umutlarla birlikte kanlı ve çatışma dolu bir dönem başladı. Çatışmanın üniversiteleri tahrip ettiği açıktır. Bu çatışmaların arkasında üniversite yönetimi ve öğretim üyelerinin rolü hemen hiç yokken en çok onlar suçlandı.
...
Asayişsizlik ve cinayet üniversite hocasından taşradaki öğretmenlere, siyasi parti yöneticisinden fabrikatöre, partiliden bakana herkesi kurban diye yutuyordu. Silahlı çatışmanın ortasında kalanların serseri kurşunlara hedef olması kaçınılmazdı. İkinci Dünya Savaşı'nda Stalingrad Savaşı'nı yaşayan bir hoca "Orada bile bu kadar korkmamıştım" dedi.