Varoluş orada ve doğal olarak şu soru ortaya çıkıyor. Bunu kim yarattı?' Bu soruyla kalın. Başkasının yanıtını kabul etmeyin... çünkü her tarafta seyyar satıcılar var -Hıristiyanlar, Müslümanlar, Hindular, Budistler, Museviler- size sırf zehir olan bir şey satmaya çalışan her tür satıcı müşteri arayışı içinde.
Benim anlayabildiğim kadarıyla, bütün bu sinagoglar, kiliseler, camiler, tapınakların hepsi de tanrıya değil şeytana adanmıştır, çünkü yaptıkları kutsal değildir, sırf cinayettir: tüm insanlığı katletmektir.
Muhammed'in gerçeği Muhammed'in gerçeğidir; sırf Müslüman olduğunuz için bu sizin gerçeğiniz olamaz. Bu sizin için sadece bir inanç olarak kalır. Ve Muhammed’in bilip bilmediğini kim bilebilir ki? Kim bilir, İsa sadece bir fanatik, nevrotik olabilir. Modern psikiyatristlerle psiko-analistlerin hemfikir olduğu nokta budur -yani İsa'nın zihinsel bir vaka olduğu.
Tanrının tek oğlu olduğunu söylemek, 'Ben tüm dünyayı ıstıraptan ve günahtan kurtarmaya gelen mesihim' demek -sizce bu normal mi? Peki ne kadar insanı kurtardı? Tek bir insanı bile ıstırap ve günahtan kurtardığını sanmıyorum, O kesinlikle bir megalomandı.
Sözde dinler sizin kalın kafalı, ölü olmanızı, bir şekilde sürünmenizi istiyorlar; aklınızın olmamasını istiyorlar. Fakat buna iyi adlar vermekte pek yetenekliler; buna inanç diyorlar. Bu aklınızı öldürmekten başka bir şey değildir.
Gerçek bir din sizden inanç istemez. Gerçek bir din deneyim ister. Sizden şüphenizi atmanızı istemez, böylece sonuna kadar soruşturabilirsiniz.
Gerçek din sizin kendi gerçeğinizi bulmanıza yardım eder.